Copyright 2017 - COĞRAFYA HAYATTIR

Türkiye’de Nüfus

Osmanlı İmparatorluğu’nda Nüfus Sayımları

Osmanlı Devleti'nde nüfus sayımı toprak yazımı ve dolayısıyla askerlik yapacak potansiyeli tespit için yapılmıştır. Osmanlı Devleti'nde ilk sayılabilecek nüfus sayımı 1831 yılında II. Mahmut zamanında yapılmıştır.

Bu Sayımdaki Amaç : Müslim ve gayri müslim nüfusu ortaya çıkartmak, askere alınabilecek müslüman erkek nüfusu ve cizye alabileceği gayri müslim nüfusu tespit etmektir.

1844 yılında ülke genelinde bir nüfus sayımı daha yapılması kararlaştırılmıştır.

Bu Sayımın Ana Amacı : Yeniçeri Ordusu'nun yerine kurulan yeni orduya alınabilecek asker potansiyelini tespit etmekti. Bu sayımda, 1831 sayımından farklı olarak erkek nüfusun yanında kadın nüfus da sayılmıştır.

 

Nüfus Politikaları

Nüfus Politikaları : Nüfusun niteliğini, niceliğini ve dağılımını etkilemeye dönük olarak uygulanan politikalardır.

1. Nüfus artış hızını arttırmaya dönük politikalar : Cumhuriyet’in kuruluşundan 1963 yılına kadar bu politika uygulanmıştır.

Temel Nedenleri : Fazla nüfusun güç olarak görülmesi, tarımsal iş gücüne ihtiyaç duyulması ve genç nüfusun az olması.

2. Nüfus artış hızını azaltmaya dönük politikalar : 1963 yılından sonra uygulanan politikadır.

Temel nedenleri : Hızlı nüfus artışının ekonomik gelişmeyi yavaşlatması ve sanayileşme ile birlikte insan gücüne duyulan ihtiyacın azalması. Bu amaca dönük olarak 1965 yılında Aile Planlaması Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Böylece aile planlaması uygulamasına geçilmiştir. Önceki politikada verilen teşvikler kaldırılmıştır.

3. Nüfusun niteliğini arttırmaya dönük politikalar : 1980 yılından sonra nüfusun niteliğini yükseltmeye dönük politikalara geçilmiştir.

 

YURDUMUZDA YAPILAN NÜFUS SAYIMLARI VE GENEL SONUÇLARI

Yurdumuzda ilk düzenli nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır. İkinci sayım 1935 yılında yapılmıştır. 1990'a kadar her 5 yılda bir, 1990'dan sonra 10 yılda bir nüfus sayımı yapılmıştır. 30 Kasım 1997 tarihinde, seçmen kütüklerinin güncelleştirilmesine yönelik bir sayım yapılmıştır. Bu sayımda sosyal ve ekonomik bilgilere yer verilmemiştir. Nüfus artış hızının sayım dönemlerinde farklılıklar gösterdiği görülmektedir.

İlk sayımdan itibaren nüfusumuz sürekli artmıştır.

1927 - 1935 arası : Meydana gelen artış dışarıdan gelen göçlerden kaynaklanır.

1939’da Hatay’ın anavatana katılması nüfusun artışına neden olmuştur.

1940 - 1945 arası : Nüfus artış hızımız en düşük düzeydedir. (II. Dünya Savaşı tehlikesi nedeniyle erkek nüfusun askere alınması ve yaşanan ekonomik - sosyal sorunlar nedeniyle ölümlerin artmasıdır)

1945 - 1950 arası : Hızlı bir artış gerçekleşmiştir. (Sosyal ve ekonomik gelişme ile sağlık hizmetlerindeki gelişme)

1955 - 1960 arası : En yüksek artış yaşanan dönemdir.

1960 - 1965 arası : Artış hızının düşmesinde yurt dışına verilen çalışma amaçlı göçlerdir.

1975 - 1980 arası : Artış hızında düşme meydana gelmiştir. (Aile planlaması, kadının iş yaşamına girmesi, şehirleşme, dış göçler ve eğitim düzeyinin yükselmesi)

1980 - 1985 arası dönemde : Artış hızında yükselme olmuştur (Ekonomik iyileşme, doğumların artması)

1985’ten sonra : Nüfus artış hızında sürekli olarak düşme yaşanmıştır. (Aile planlaması, kadının iş yaşamına girmesi, şehirleşme, sanayileşme ve eğitim düzeyinin yükselmesi)

 

HIZLI NÜFUS ARTIŞININ SONUÇLARI

1. Bağımlı nüfus artar.

2. İç ve dış göçler artar.

3. Şehir yerleşmelerin sayısı hızla artar.

4. Şehirlerin nüfusları hızla artarak metropoller (ana kent) meydana gelmiştir.

5. Şehirlerin yayılış alanları çok genişleyerek tarım alanları yerleşime açılmıştır.

6. Hızlı nüfus artışı özellikle büyük şehirlerde gecekondulaşmayı arttırır.

7. Genç nüfusun artmasına sebep olarak, çalışabilir nüfusun toplam nüfusa oranının hızla azalmasına, böylece işsizliğin artmasına yol açar.

8. Kalkınma hızı düşer. Kişi başına düşen milli gelir azalır.

9. Gelir dağılımında dengesizliği arttırarak, sağlık, alt yapı ve eğitim hizmetlerinde sorunlara yol açar. Belediye hizmetlerinin yetersiz kalmasına yol açıştır.

10. Artan genç nüfusun her türlü ihtiyacını karşılamak için daha fazla kaynak ayırma  zorunluluğu doğmuştur.

11. Doğal kaynaklardan aşırı yararlanmayla birlikte, özellikle büyük şehirlerimizde ciddi çevre sorunları ortaya çıkar.

 

TÜRKİYE NÜFUSUNUN YAPISAL ÖZELLİKLERİ

1. Yaş Yapısı : Nüfusun yaş gruplarına göre özelliklerinin belirlenmesi çalışabilir ve çalışmayan nüfusun ortaya çıkartılması açısından önemlidir. Geri kalmış ülkelerde genç ve çocuk nüfus  fazla, gelişmiş ülkelerde orta yaşlı ve yaşlı nüfus oranı fazladır.

0 - 14   Çocuk nüfus        % 24     ( 18.886.220 )                          

15 - 64   Çalışma çağındaki - üretken - faal nüfus   % 67,8  ( 53.359.594 ) 

65 Yaş ve üstü   Nüfus oranı      % 8,2   ( 6.495.239 )

   

65 yaş ve üzeri yaşlı nüfus olarak kabul edilir. (Giderek artmaktadır)

0 - 14 yaş arasındaki çocuk nüfus ve 65 üzeri yaşlı nüfus, genel olarak ekonomik anlamda bağımlı nüfus (tüketici nüfus) olarak kabul edilmektedir.

Doğum oranının yüksek olması genç nüfus oranının fazla olmasını sağlamıştır.

Ortalama yaşam süresinin kısa olması yaşlı nüfus oranının düşük olmasına neden olmaktadır. Çalışan (aktif)  nüfus oranı düşüktür, bağımlı nüfus oranı yüksektir.

2. Cinsiyet Yapısı : Genelde bütün toplumlarda doğumda erkek çocuk sayısı kız çocuğu sayısından fazladır. Ülkemizde 1940 yılına kadar kadın nüfusu erkek nüfusundan fazla durumdaydı. 1940'lı yıllardan sonra erkek nüfus hızla artmıştır. Göç veren yerlerde genel olarak kadın nüfusu daha fazladır. Göç alan yerlerde erkek nüfus fazladır. Göç alan ve sınırları içinde askeri birliklerin bulunduğu merkezlerde erkek oranı çok yüksektir. Günümüzde kadın - erkek oranı eşit düzeydedir.

 

Türkiye nüfusu ( 2015 )78.741.053 Erkek : 39. 511. 191 kişi (% 50,2)     Kadın : 39. 229. 862 kişi  (% 49,8)

 

3. Eğitim Durumu : Ülkelerin sosyal ve ekonomik gücünü sağlayan en önemli unsurlardan biri eğitim durumudur. Eğitim düzeyi gelişmişliğin göstergelerinden biridir.

 

4. Kır ve Kent Nüfusu :

Kırdan kente göçün 1950’den sonra hızlanmasının temel nedeni, tarımda maki­neleşme sonucu işsizliğin yaygınlaşması, ulaşım imkânlarının artması ve kentlerde sanayileşme süreci ile iş imkânlarının artmasıdır.

Ülkemizde 1985 yılından sonra kent nüfus oranı kır nüfus oranını geçmiştir.

Kentsel nüfus oranı en yüksek bölgemiz  Marmara Bölgesi’dir. En düşük olduğu bölge ise Karadeniz Bölgesi’dir. Yurdumuzda köy nüfusunun şehir nüfusundan fazla olduğu  tek bölgemiz Karadeniz Bölgesi’dir.

İl ve İlçe nüfus oranı : % 92,1      Köy ve Belde nüfus oranı : % 7,9  (2015 - TÜİK)

 

5. Çalışan Nüfusun Ekonomik Faaliyet Kollarına Göre Dağılımı :  Gelişmişliğin en önemli göstergelerinden biridir. Az gelişmiş ülkelerde, çalışan nüfusun büyük bölümünü tarımda çalışan nüfus oluşturur. Gelişmiş ülkelerde ise tarımsal alanlarda çalışan nüfus oranı düşük, hizmetler ve sanayi sektöründe çalışan nüfus oranı yüksektir.

 

Ülkemizde çalışan nüfusun sektörel dağılımı (TUİK Ocak 2015 İstatistiklerine göre)

Hizmet : % 53,3   Sanayi : % 21  Tarım : %19       İnşaat : % 6.7 

 

6. Ortanca Yaş :     Ülkemizde ortanca yaş 31' dir.

Erkeklerde : 30.4 , Kadınlarda : 31.6

Ortanca yaşın en yüksek olduğu iller ( sırası ile ) : Sinop, Balıkesir ve Kastamonu.

Ortanca yaşın en düşük olduğu iller ( sırası ile ) : Şanlıurfa, Şırnak ve Ağrı.

 

Toplam nüfusumuz (2015) : 78.741.053 kişi

En düşük nüfusa sahip ilimiz :

Bayburt  (78.550 kişi)

 

TÜRKİYE’DE NÜFUSUN DAĞILIŞI VE BUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER

 

İklim:   Yeterli yağışın olduğu ılıman bölgelerimizde nüfus fazladır. Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz kıyıları bu uygun şartlara sahip alanlardır. Kışların soğuk ve uzun sürdüğü karasal iklim bölgeleri, ekonomik yaşamın zorlaşmasına, ulaşım şartlarında zorlukların oluşmasına neden olur. Bu zor şartların yurdumuzda en fazla etkisinde kalan bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesi’dir.

 

Yeryüzü Şekilleri: Engebeli ve yüksek alanlar nüfusun genelde az olduğu sahalardır. Özellikle ovalarda ve düz kıyı kesimlerinde nüfus yoğunluğu artar.

 

Sanayi, Ticaret, Ulaşım, Madencilik ve Turizm: Ülkemizde nüfusun fazla olduğu alanlar sanayi, ticaret ve ulaşım imkânlarının geliştiği sahalardır. Buna bağlı olarak, İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir çevresi, Gaziantep, Denizli, Kayseri ve Adana çevresi sanayinin ve bağlantılı olarak nüfusun yoğunlaştığı yerler­dir. Bu alanlar aynı zamanda geniş verimli tarım arazilerine sahiptir. Yeraltı kaynaklarının varlığı ve bunları işleyen fabrikalar, nüfusun artmasını sağlar. Karabük, Ereğli ve İskenderun'da demir-çelik fabrikaları, Batman rafinerisi, Kırıkkale'de Orta Anadolu rafinerilerinin varlığı nüfusun fazla olmasını sağlayan temel etkenlerdir. Zonguldak'ta yer alan taş kömürü yataklarımız burada nüfusun artmasını sağlamıştır. Antalya ve Muğla turizmin gelişmesine paralel olarak nüfuslanmıştır.

 

Genel Olarak Bakıldığında : Kıyılar ve bu alanlarda bulunan verimli tarım alanları, turistik merkezler ve sanayinin geliştiği yerler nüfus yoğunluğunun fazla olduğu yerlerdir. Dağlık, ormanlık, verimsiz alanlar, yağışın yetersiz olduğu kurak alanlar, sanayinin gelişmediği bölgelerimiz nüfus yoğunluğunun az olduğu sahalardır. Tuz gölü çevresi, Taşeli platosu, Teke yarımadası, Menteşe dağlık yöresi (fazla yağış almasına rağmen dağlık ve ulaşım imkânlarının yetersiz olması nedeniyle) nüfusun az olduğu yerlerdir. Marmara Bölgesi'nin Yıldız Dağları Bölümü, İç Anadolu Bölgesi’nde Yukarı Kızılırmak Bölümü, Doğu Anadolu Bölgesi’nde Hakkâri Bölümü dağlık ve engebeli olmaları, ulaşım hatlarından uzak olmaları, olumsuz iklim şartları ve ekonomik kaynakların yetersiz olması nedeniyle az nüfuslanmış bölümlerimizdir. Akdeniz Bölgesi'nde Toros Dağları, Taşeli Platosu, Teke yarımadasında nüfus az iken, Çukurova ve Hatay Ovası nüfusun fazla olduğu alanlardır.  Küre Dağları çevresi (Kastamonu, Sinop), Konya - Tuz Gölü çevresi ve Yukarı Kızılırmak Bölümü. (Sivas)

 

Türkiye'de yoğun nüfuslu yerler:

Marmara Bölgesi (Kırklareli, Çanakkale hariç)      

Kıyı Ege (Menteşe Yöresi hariç)

Karadeniz kıyı şeridi (Sinop, Kastamonu hariç)    

Çukurova, Hatay, Gaziantep Yöreleri                    

Ankara, Kırıkkale dolayları

 

Ortalama nüfus yoğunluğuna yakın olan yerler:

İç Batı Anadolu      

Doğu Anadolu'nun batısı (Malatya - Elazığ)

Güneydoğu Anadolu'nun batı kesimleri               

İç Anadolu

 

Seyrek nüfuslu yerler:

Doğu Anadolu'nun çoğu yeri

Orta ve Batı Akdeniz (Teke yarımadası, Taş eli Plâtosu ve Menteşe Yöresi)

Karadeniz Bölgesi'nin dağlık iç kesimleri (Gümüş­hane, Bayburt)

Tuz Gölü çevresi, Konya Ovası

Kırklareli ve Çanakkale

 

 

Kaynak:Tüm Sınavlara Hazırlıkta Haritalarla Türkiye Coğrafyası

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

f t g m

Sitemizde bulunan içerikler izin alınmadan başka bir ortamda TİCARİ amaçla kullanılamaz.

Hak sahipleri tarafından talep edilen dosyalar site yönetimine bildirildiğinde kaldırılacaktır.