Copyright 2017 - COĞRAFYA HAYATTIR

Türkiye’nin Dağları Ve Coğrafi Dağılışları

 

 

 

 

Dağlarımızın Genel Özellikleri

1. Türkiye, Alp - Himalaya genç kıvrım dağ kuşağı üzerinde yer almaktadır. Bunun etkisiyle dağlarımız genelde doğu - batı yönlü uzanışa sahiptirler.

2. Ülke arazimiz büyük oranda 3. ve 4. jeolojik zamanlarda meydana gelmiştir. Bu nedenle genç arazi yapısına sahiptir.

3. Kuzey ve güneyde yer alan sıradağlarımız, Doğu Anadolu’da birbirine yaklaşmakta ve yükselmektedirler.

4. Dağlık ve engebeli alanlar fazladır. Ortalama yükselti 1132 metredir.

6. İç Anadolu'nun etrafı yüksek dağlarla çevrilidir, kıyı alanları ile bölge arasında doğal bir set meydana getirmiştir.

7. Marmara bölgesi, ülkemizde ortalama yükseltinin en az olduğu bölgedir.

8. Yurdumuzda buzullaşmanın yaşandığı başlıca alanlar : Ağrı, Buzul, Sat, Bingöl, Kaçkar, Bolkar, Aladağlar, Süphan ve Erciyes Dağı.

9. Dağlarımızın yükseklikleri : Büyük Ağrı Dağı (5.137m), Uludoruk Tepesi (Cilo 4166m),

Süphan (4.058m) , Kaçkar (3.932m) , Küçük Ağrı Dağı (3.925 m), Erciyes Dağı (3.917m)

Kıvrım dağlarımızın en yüksek noktası : Buzul (Cilo) Uludoruk tepesidir.

 

1.Orojenik Hareketlerle Meydana Gelen Dağlar

Kıvrım Dağları (Sıradağlar)

 

Orojenik hareketler, kıtaların birbirine yaklaşmaları sonucunda meydana gelirler. Yerkabuğu üzerindeki yüksek alanlar dış kuvvetlerin etkisiyle aşındırılır. Aşınan malzeme eğim doğrultusunda taşınarak çukur alanlarda ya da göl ve deniz diplerinde biriktirilir. Bu büyük birikim alanlarına Jeosenklinal adı verilir. Jeosenklinallerde birikmiş olan tortulların yan basınçlar ve sıkışmaların etkisiyle kıvrılması ya da kırılması ile meydana gelen olaylara Orojenez denir. Jeosenklinal alanlarındaki tortullar genç ve elastiki birikimler ise yan basınçların etkisiy­le sıkışarak kıvrılır. Böylece kıvrım dağları meydana gelir. Kıvrılmalar sonucunda yüksek­te kalan kısımlara Antiklinal, alçakta kalan  kısımlara  Senklinal adı verilir.

 

Kırık Dağları

Jeosenklinallerde birikmiş olan tortullar sert ve yaşlı kütlelerden oluşmuşsa orojenik hareketler sırasında yan basınçlar ve sıkışmala­rın etkisiyle kıvrılamaz, kırılırlar. Kırılma sırasında oluşan çatlamalara Fay adı verilir. Fay hattı boyunca çöken kısımlara Graben, çökmeyen yüksekte kalan kısımlara ise Horst adı verilir.

Horst : Kazdağı, Madra, Yunt, Aydın Dağları, Bozdağlar, Menteşe ve

Nur (Amanos) Dağları.

Graben : Bakırçay, Gediz, K. Menderes, B. Menderes ve Amik Ovası

 

2. Volkanik Dağlar

Yerin derinliklerinde bulunan kızgın, ergimiş halde ve yüksek bir basınç altında bulunan mağmanın üzerindeki, basıncın artması durumunda yerkabuğunun kırıklı alanlarından yeryüzüne çıkar. Magmanın yeryüzüne çıkmasına volkanizma, magmanın çıktığı yerlere yanardağ veya volkan denir. Yeryüzüne çıkan erimiş haldeki maddelere lav denir. Bunun dışında volkanizma sırasında yeryüzüne katı olarak volkan bombası adı verilen taşlar, kül, tüf, su buharı ve diğer çeşitli gazlar çıkar. Bu maddeler yeryüzüne çıkarak koni şeklinde birikirler. Buna volkan konisi adı verilir. Volkanın ağzında bulunan çukurluğa Krater denir. Kraterin yan kısımlarının çökmesi ya da patlama ile parça­lanarak dağılması ile geniş­leyen geniş kraterlere Kaldera adı verilir. Volkanik püskürmeler sırasında yeryüzüne yakın yerlerde gaz patlamalarından kaynaklanan çukurluklara Maar adı verilir.

Pasifik Okyanusu'nun kenarında bir kuşak üzerinde aktif volkanlardan oluşan hatta Pasifik Ateş Çemberi adı verilir. Diğer bir kuşak Alp-Himalaya sistemi üzerinde yer alır, bu kuşak Güney Avrupa'dan başlayarak Anado­lu üzerinden İran’a oradan Himalayalara ve Güney Asya'ya kadar ulaşır.

 

DERİNLİK VOLKANİZMASI

Volkanizma yeryüzünü şekillendiren en önemli olaylardan biridir. Volkanizmada magmadaki sıcak yapı çeşitli kuvvetlerin etkisiyle yeryüzüne çıkar. Aklımızda volkanik hareketler bu şekilde kalmıştır. Ancak bazı durumlarda magma yeryüzüne çıkmadan engellenir ve olduğu yerde soğur. İşte bu tür volkanizma hareketlerine derinlik volkanizması denir. Derinlik volkanizması normal yüzey volkanizması kadar etkili olmasa da yine de yeryüzünün şekillenmesine etki eder. Yerin şekillenmesi birçok faktöre bağlıdır. Derinlik volkanizması bunlardan sadece biridir.

Derinlik volkanizması sonucunda aşağıdaki kayaçlar oluşur:

Lakolit – Dayk  - Sill – Batolit

Derinlik volkanizması sonucu oluşan şekiller yer altında kalabileceği gibi dış kuvvetlerin aşındırması sonucu yer yüzeyine de çıkabilir. Batolit, dayk, lakolit, sill gibi kayaçlar bu şekilde oluşan 4 kayaç türüdür. Bu kayaçlar yer altında kalabildiği gibi çeşitli faktörlerle yer yüzeyinde de görülebilirler. Ancak bu kayaçlar soğuma süreçlerini yer altında tamamlamışlardır.

 

Derinlik Volkanizmasının Oluşumu

Derinlik volkanizmasının oluşumu aşağıdaki resimde gösterilmiştir. Magma Magma yerküredeki katmanların yapısal farklarından dolayı karşılaştığı engellere göre değişik yüksekliklere kadar çıkabilmektedir.

Batolit: Derinlik volkanizması sonucu yeterince yukarı çıkamayan magmanın soğuması sonucu görülür. Genellikle alt katmanlarda batolit türü kayaçlar mevcuttur.

Sill: Yerkabuğunda çeşitli derinliklerde tabakalaşmış katmanlar bulunur. Volkanizma sonucunda bu tabakalar arasında yatay olarak sıkışmış magma soğuduğunda sill kayacını oluşturur. Eğer üstteki katmanlar aşınırsa sill ortaya çıkar.

Lakolit: Yüzeye yaklaşan magma bazen tortul tabakaları eğip büker. Bu bükülmenin sonucunda oluşan kayaç lakolit dediğimiz kayaçtır.

Dayk: Derinlik volkanizmasının çeşitli boşlukları bularak yukarı doğru ilerlemesi sonucu oluşur. Dayk boşlukların bitmesiyle sıkışıp kalır. Düz bir duvarı andırır.

Kül konisi: Yüksek sıcaklığın ve lav akıntılarının etkisiyle oluşturulan gevşek döküntülerden meydana gelir. Bunlar genellikle tipik olarak silindirik bir lav boşluğundan içeriğini alır.

Volkanik boyun: Volkanik boyun veya lav boynu olarak da adlandırılan bir volkanik yapıdır. Magmanın yeryüzü yapılarını bükmesiyle ortaya çıkabilir.

Kaynak: webders.net

 

Yurdumuzda volkanik arazilerin en geniş yer kapladığı bölge Doğu Anadolu Bölgesi’dir. Hatay - Hassa arasında da volkanik arazilere rastlanır.

 

Kıta Oluşumu ( Epirojenez )

Yer kabuğunu meydana getiren tabakaların karşılıklı durumları bozulmadan geniş alanlarda ve yavaş biçimde oluşan, dikey yöndeki yaylanma hareketleridir. Bunlar hafif yükselme ve alçalmalar şeklinde meydana gelir.

Epirojenezi Meydana Getiren Temel Nedenler:

1. İzostatik Nedenler: Yeryüzünde aşınan alanları kütle kaybeder, bu nedenle hafifler ve yükselir. Büyük birikim alanları ise zamanla ağırlaşır ve alçalır. Bu durum yaylanmalara neden olur.

2. Termik Nedenler: Buzullarla kaplı alanlarda ağırlığın etkisinde kalan karasal kütleler alçalır ve çöker, yakın çevrelerinde ise yükselme meydana gelir. Buzulların erimesi durumunda ağırlık ortadan kalktığından karalar hafifler ve yükselir.

Transgresyon (Deniz ilerlemesi): Epirojenik hareketler sırasında karalar alçalır veya deniz tabanı yükselirse deniz karaya doğru ilerler. Buna transgresyon denir.

Regresyon (Deniz gerilemesi): Karalarda yükselme ya da deniz tabanında çökme oluştuğunda deniz geriye çe­kilir. Buna da regresyon denir.

 Epirojenik Hareketlere Bağlı Olarak:

1. Kara ve deniz dağılışında değişme meydana gelir.

2. Ortalama yükselti değişir.

3. Kıyı taraçaları meydana gelir.

 

Türkiye’de Dağların Coğrafi Dağılışları

Marmara Bölgesi : Yıldız Dağları , Koru Dağları , Biga Dağları, Uludağ , Samanlı Dağları , Işıklar Dağı ve Kazdağı.

Ege Bölgesi : Madra Dağı , Yunt Dağı , Aydın Dağları , Bozdağlar , Murat Dağı , Emir Dağları , Menteşe Dağları , Kula Volkan Kon.

Akdeniz Bölgesi : Bey Dağları , Katrancık Dağı , Akdağlar , Sultan Dağı , Dedegöl Dağları , Geyik – Aladağlar , Bolkar - Binboğa , Amanos (Nur) Dağları ve Tahtalı Dağları.

İç Anadolu Bölgesi : Sivrihisar Dağları , Deveci Dağları , Elmalı Dağı , Sündiken Dağları , Akdağlar

Erciyes Dağı , Melendiz Dağı , Karacadağ-Hasandağı  ve Karadağ.

Doğu Anadolu Bölgesi : Güneydoğu Toroslar , Hakkari Dağları , Tanintanin Dağı , Buzul (Cilo) Dağları

Arasgüneyi - Palandöken , Bingöl -  Mercan - Allahuekber , Ağrı Dağı - Tendürek Dağı , Süphan Dağı  ve Nemrut Dağı.

Karadeniz Bölgesi : Bolu Dağları , Köroğlu Dağları , Ilgaz Dağları , Küre Dağları , Canik Dağları

Giresun Dağları , Doğu Karadeniz , Mescit Dağları ve Yalnızçam Dağları.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi : Karacadağ ve Mazıdağı.

 

 Kuzey Anadolu Dağları:

Alp sisteminin ülkemizdeki kuzey kanadını meydana getirmektedirler. Bunlar Kocaeli yarımadasının doğusundan başlayarak Gürcistan sınırına kadar uzanırlar.

Yıldız Dağları, Trakya’nın kuzeyinde, Karadeniz kıyısına paralel olarak kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanırlar, 800 ile 1000 m arasındaki yükselti, İstanbul Boğazı’na doğru alçalır ve yükseltisini tamamen kaybeder.

Kuzey Anadolu dağlarının en yüksek noktası, Doğu Karadeniz’de Kaçkar Dağlarıdır. (3937 metre). Kaçkar dağları üzerinde buzul şekilleri bulunmaktadır. Kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşım, Kalkanlı(Zigana) geçidi ile sağlanır. Orta Karadeniz’de bulunan dağlar dış kuvvetlerin etkisiyle aşınarak yükseltilerini kaybetmiştir. Burada bulunan Canik Dağları yüksek plato görünümündedir. Batı Karadeniz’de yükselti tekrar artar. Dağlar kıyıdan iç kesimlere doğru birbirine ve kıyıya paralel sıralar halinde uzanırlar. Batı Karadeniz’de yer alan bu dağlar, kuzeyden güneye doğru, Küre, Bolu, Ilgaz ve Köroğlu Dağlarıdır.( 2000–2500 metre)

 

Güney Anadolu Dağları (Toroslar):

Alp kıvrım kuşağının güney kanadını meydana getiriler.

Batı Toroslar, Antalya körfezinin iki yanında uzanır. Göller Yöresi’ne doğru birbirine yaklaşırlar. Beydağları, Elmalı Dağları, Geyik Dağları ve Sultan dağlarından oluşur. Ortalama yükseklikleri, 2000–2500 m civarındadır. Kıyılar ve iç kısımlar arasında ulaşımı büyük oranda engellerler. Bu nedenle ulaşım geçitlerden sağlanır. Çubuk geçidi, Göller Yöresini Antalya’ya, Sertavul geçidi ve Göksu vadisi İç Anadolu’yu Silifke’ye bağlar.

Orta Toroslar, Taşeli platosu ile Uzun yayla arasında yer alırlar. Burayı oluşturan önemli dağlar olan Bolkar ve Aladağlar(3500m),kuzeydoğuya doğru, Tahtalı ve Binboğa dağları ile devam etmektedir. Orta Toroslar’da ulaşımı engellediğinden, ulaşım Gülek boğazından sağlanır. Nur (Amanos) dağları, İskenderun Körfezi’nin doğusunda, kuzey-güney yönünde uzanmaktadır. Amik ovası ile Çukurova arasındaki ulaşım bu dağlar üzerindeki Belen Geçidi ile sağlanır.

 

Güneydoğu Anadolu Dağları :

Bölgeyi kuzeyden bir yay gibi kuşatan Güneydoğu Toroslar bölgenin en önemli dağlarını meydana getirirler. Bu dağların en yüksek noktası Hakkâri’de bulunan Buzul dağlarının doruğudur. (Ulu doruk 4135m) Güneydoğu Toroslar bölgeyi, Doğu Anadolu bölgesinden ayıran doğal bir set durumundadır. Burada bulunan başlıca dağ sıraları, Malatya Dağları, Genç Dağları, Bitlis Dağları, Hakkâri Dağları’dır. Karacadağ volkanik kütlesi bölgeyi tam ortadan iki bölüme ayırmıştır. Geniş yayvan ancak yükseltisi fazla olmayan volkanik bir alan meydana getirmiştir. Mardin Eşiği,1000m civarında yükseltiye sahiptir. Doğuya doğru yükselti artar.

 

Doğu Anadolu Dağları:

Kuzey ve Güney Anadolu dağları burada birleşerek oldukça dağlık ve engebeli bir saha meydana getirmişlerdir. Kuzeyden-güneye doğru üç dağ sırası yer alır;

1. Sıra: Çimen, Kop, Mescit, Allahüekber ve Yalnızçam dağlarından, (Karadeniz’den ayırır)

2. Sıra: Mercan, Palandöken, Aras Güneyi ve doğuda Ağrı Dağından,

3. Sıra: Güneydoğu Toroslar’dan (Güneydoğu Anadolu’dan ayırır) meydana gelmektedir. Bölgenin diğer önemli dağları, Karagöl ve Bingöl dağlarıdır. Bölgenin doğusunda, Van gölünün kuzey ve batı kesimlerini ine alacak şekilde, kuzeydoğu –güneybatı yönünde uzanan volkanik dağlar yer almaktadır. Bunlar, Büyük Ağrı, Küçük Ağrı, Süphan, Nemrut, Tendürek dağlarıdır.

 

İç Anadolu Dağları:

Kuzey ve güney kısımları sıradağlarla çevrilidir. İç kısımlar, sade bir görüntüye sahiptir. Ana görüntü olarak geniş bir plato görünümüne sahiptir. Kuzeyde Ankara çevresinde yer alan Elmadağ ve İdris dağları ve Ayaş dağları, batıda Mihalıççık dağları, Sündiken dağları ve Sivrihisar dağları yer almaktadır. Bozok platosunun doğusunda, Ak dağlar, Uzunyayla platosunun kuzey ve batısında Tecer ve Hınzır dağları yer almaktadır. Bölgenin güneydoğusunda, kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan genç volkanik dağlar yer almaktadır. Erciyes, Melendiz, Hasan, Karacadağ ve Karadağ bölgede yer alan volkanik dağlardır.

 

Batı Anadolu Dağları :

Ege bölgesinin, İç Batı Anadolu bölümünde, Sandıklı, Murat, Eğri göz ve Emirdağ yer alır. Bursa çevresinde, Türkmen, Domaniç ve Uludağ(Eski bir iç volkanik kütlenin aşınması sonucu oluşmuştur) bulunmaktadır. Edremit Körfezinin kuzeyinde Kaz dağı, Çanakkale Boğazı güneyinde Biga dağları yer alır. Gediz vadisinin kuzeyinde, Yunt ve Kozak dağları, Gediz ve Küçük Menderes vadileri arasında, Boz dağ, Küçük ve Büyük Menderes vadileri arasında Aydın dağları. Güneyde yer alan Menteşe dağları oldukça engebeli bir sahadır. Bu alanda ayrıca Honaz ve Babadağ yer almaktadır. Batı Anadolu’da Ege bölgesinin asıl Ege bölümünde bulunan dağların tamamına yakını Horst durumundadır. Bunlar doğu-batı yönlü birbirine paralel fayların kırılarak çökmesi sonucunda yüksekte kalan kısımlardan(Horst)meydana gelmişlerdir. Doğu-batı yönünde Ege Denizine dik olarak uzanırlar.(Kuzeyden güneye doğru Madra dağı, Yunt dağı, Boz dağlar ve Aydın dağları)

 

 

Türkiye’nin Yeryüzü Şekillerinin Genel Özellikleri

1. Türkiye’nin gerçek alanı,814.578 km2,izdüşüm alanı,779.452 km2 dir. Dolayısıyla gerçek alan ile izdüşüm alanı arasında 35.126 km2 fark meydana gelmektedir. Bu durum, ülkemizde ortalama yükselti ve engebeli alanların fazla olduğunu göstermektedir.(Ülkemizde ortalama yükseltisi 1132 metredir.) 

2. Ülkemizde ana şekillerin oluşumu özellikle 3. ve 4. Jeolojik zamanlarda meydana gelmiştir. Bu nedenle büyük oranda genç arazi yapısına sahiptir.

3. Türkiye, Alp-Himalaya genç kıvrım dağlar kuşağı üzerinde yer almaktadır.

4.Özellikle kuzey ve güney kıyılarımızda yer alan dağ sistemleri, Alp-Himalaya kuşağındaki kıvrım hareketlerine bağlı olarak meydana gelmiştir.

5. Alp kıvrım hareketleriyle yükselen bu alanlarda daha sonra kuvvetli bir aşınma dönemi başlamıştır. Özellikle akarsuların etkisiyle büyük oranda alçalma yaşanmıştır.

6. Yükselti batıdan doğuya doğru artmaktadır, Ege kıyılarından başlanarak, İç Batı Anadolu bölümüne gelindiğinde ortalama 1 000 metreye varan yükselti, İç Anadolu’nun doğusunda 1200 metreye ulaşır, doğuya doğru artan yükselti, Doğu Anadolu platolarında 2000–2500 metreye çıkmaktadır.

7. Yükseltinin batıdan-doğuya doğru artmasına bağlı olarak, sıcaklık düşer, donlu ve karlı günlerin sayısı artar, yağış miktarı artar, tarımsal ürünler geç olgunlaşır, ulaşımda güçlükler artar, kışların süresi uzarken, yazlar daha kısa sürer.

8. Ülkemizde, dağların geniş yer kaplaması ve engebeli alanla fazla olması, ulaşımı zorlaştırır yol yapım maliyetini arttırır, kısa mesafelerde iklim şartlarında büyük değişmelere neden olarak, bitki örtüsü çeşitliliğinin artmasında etkili olur, tarım alanı daralır, yerleşme güçleşir, erozyonun ve heyelanların fazla olmasına neden olur, akarsuların akış hızının fazla olmasına neden olarak, hidroelektrik potansiyelin artmasını ağlar( Özellikle Doğu Anadolu en yüksek potansiyele sahiptir.) 

9. Dağlar doğal su deposu durumundadırlar, kış turizminin gelişmesini sağlarlar. Peneplen alanlarının yükselmesiyle oluşan, yüksek ve geniş düzlüklerin oluşturduğu yaylalar hayvancılığın gelişmesine ve turizme önemli katkılar sağlar.

10. Dağlarımız genel olarak, Alp-Himalaya sisteminin etkisiyle doğu-batı yönlü uzanışa sahiptirler. Genel olarak, Akdeniz ve Karadeniz’de kıyıya paralel, Ege Bölgesi’nde dik bir uzanışa sahiptirler.

11. Akdeniz ve Karadeniz’de dağlarımızın kıyıya paralel uzanmasına bağlı olarak, deniz etkisi iç kısımlara giremez, kıyılar iç kısımlardan daha fazla yağış alır, buna bağlı olarak ormanlar kıyıda yoğunlaşmıştır, kıyı ile iç kısımlar arasında ulaşım zordur, yol yapım maliyeti yüksektir. Kıyılarda tarım alanları, doğal liman ve koylar az, falezler yaygındır. Boyuna kıyı tipi oluşmuştur.

Bunlara bağlı olarak, dağların denize bakan yamaçlarıyla iç kısımlara bakan yamaçları arasında iklim, bitki örtüsü, yetişen ürünler farklıdır.

12. Ege kıyılarında büyük oranda dağlar kıyıya dik uzanmaktadır. Bunun sonucu olarak,

doğu-batı yönünde, ulaşım kolay, yol yapım maliyeti azdır. Deniz etkisi iç kısımlara kadar girebilmektedir. Bu durum İzmir limanının ardında geniş bir hinterlandın oluşmasını sağlayarak önemli duruma gelmesini sağlamıştır. Kıyılarda girinti, çıkıntı, doğal limanlar ve körfezler fazladır. Enine kıyı tipi oluşmuştur.

13. Kuzey ve Güneyde yer alan sıradağlarımız, Doğu Anadolu’da, birbirine yaklaşmaktadır. Bu nedenle bölge Türkiye’nin en yüksek bölgesi, çatısı durumundadır. Bu duruma bağlı olarak, karasal iklim egemendir. Kışlar soğuk ve uzun, yazlar kısa geçer. Tarım alanları dar, tarımsal ürün çeşidi ve üretim miktarı azdı. Bu nedenle, hayvancılık en önemli geçim kaynağı durumundadır. Engebe, yükselti ve uzun kış koşulları yol yapım ve bakım maliyetini yüksektir. Akarsuların hidroelektrik potansiyeli fazladır.

14. İç Anadolu etraf yüksek dağ1arla çevrilidir, kıyı alanları ile bölge arasında doğal bir set meydana getirmiştir. Ancak bölge içerisinde genel olarak yer şekilleri sadedir. Buna bağlı olarak, karasal iklim egemendir, kapalı havzalar geniş alanlar kaplamaktadır, ülkemizde platoların en yaygın olduğu bölgedir. Geniş düzlük alanlar nedeniyle tarım alanları fazladır. Bölge içinde ulaşım kolay, yol yapım maliyeti düşüktür. Yurdumuzun en önemli tahıl ekim alanlarına sahiptir. Arazinin uygun olması tarımsal iş makinelerinin kullanımını arttırmıştır.

15. Marmara bölgesi ülkemizde ortalama yükseltinin en az olduğu bölgedir. Buna bağlı olarak, tarım alanları fazla, ulaşım kolay, yol yapım maliyeti düşüktür.

16. Güneydoğu Anadolu bölgemiz büyük oranda ova ve platolarla kaplanmıştır. Düzlüklerin fazla olması, tarım alanlarının geniş ve ulaşımın kolay olmasına neden olmuştur.

 

Kaynak:Tüm Sınavlara Hazırlıkta Haritalarla Türkiye Coğrafyası

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

f t g m

Sitemizde bulunan içerikler izin alınmadan başka bir ortamda TİCARİ amaçla kullanılamaz.

Hak sahipleri tarafından talep edilen dosyalar site yönetimine bildirildiğinde kaldırılacaktır.