Copyright 2017 - COĞRAFYA HAYATTIR

Türkiye’nin İklimi

Türkiye, genel iklim sınıflandırması açısından, subtropikal iklim kuşağının Akdeniz iklim bölgesinde yer almaktadır. Yurdumuz bütünüyle Akdeniz iklim bölgesine girmesine rağmen, etkili olan hava kütleleri, karasallık, denizellik, yükselti, bakı ve dağların uzanışına bağlı olarak yer yer farklı iklim tipleri meydana gelmiştir.

 

Türkiye’nin İklimini Etkileyen Faktörler

1. Matematik Konumun Etkileri:

*Türkiye 36 ve 42 Kuzey paralelleri arasında yer alır. Bu nedenle ılıman kuşak içerisinde yer alır.

*Bütünüyle Akdeniz iklim kuşağının etkisindedir.

*Kışın kuzeyden kutupsal soğuk, yazın güneyden tropikal sıcak hava kütlelerinin etkisinde kalır.

*Dört mevsim belirgin olarak yaşanır.

*Güneş ışınlarını hiçbir zaman tam dik olarak alamaz.

*Güneş ışınlarının düşme açısı yıl boyunca büyük değişiklikler gösterir. Bu durum mevsimlik sıcaklık farklarının belirgin olarak yaşanmasına neden olur.

 

2. Özel Konumunun Etkileri:

a.Yüzey şekillerinin etkisi (Yükselti, dağların uzanışı, bakı):

*Türkiye’de yer şekillerinin zengin bir çeşitlilik göstermesi nedeniyle yakın mesafelerde, iklim özelliklerinde büyük miktarda değişme meydana gelir.

*Aynı anda farklı mevsim özellikleri yaşanmaktadır.

*Dağlar büyük oranda doğu-batı yönünde uzanmaktadır ve ortalama yükselti fazladır.

*Dağların denize bakan yamaçlar daha fazla yağış almaktadır.

*Kuzey ve güneyde yer alan dağlarımız, kıyıya paralel uzanmaktadır. Bu nedenle kıyı ile iç kesimler arasında iklim farklılığı meydana gelir.

*Ege Bölgesi’nde kıyıya dik uzanan dağlar nedeniyle, kıyı ve yakın iç kısımlar arasında iklim farklılığı daha azdır.

*Yükselti artışına bağlı olarak batıdan doğuya doğru sıcaklık azalır.

*Bakı etkisinden dolayı dağlarımızın güney yamaçları, kuzey yamaçlarına göre daha fazla ısınır.

 

b.Denize göre konum:

*Yurdumuz üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada ülkesidir.

*Kıyılarda nem oranı yüksek olduğundan sıcaklık farkları azdır.

*Kıyılarda yağış miktarı fazladır.

*Bitki örtüleri kıyı kesimlerinde daha zengindir.

 

c.Çevremizdeki kara kütleleri ve basınç merkezlerinin etkisi:

*İklim özelliklerimizi şekillendiren kara kütleleri, kuzeydoğuda Asya kıtasının kuzeyi(Sibirya),ve güneyde Afrika kıtası ve Arabistan yarımadasıdır.

*Ülkemiz, Azor, İzlanda, Sibirya, Orta Avrupa, Basra ve Türkiye doğusunda oluşan basınç merkezlerinin etkisinde kalır.

*Kış ve yaz mevsimlerinde yaşanan hava şartları, bu basınç merkezlerinin etki süresine ve gücüne göre şekillenir.

 

Türkiye'de İklim Elemanları

A.Sıcaklık:

*Türkiye'de sıcaklık dağılışı, enlem, denizden uzaklık, yükselti ve yer şekillerine bağlıdır.

 

1.Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı:

 

*Kıyılar iç kesimlerden daha sıcaktır güneyden kuzeye doğru enlemin etkisiyle sıcaklık azalır. 

*İç kısımlarda batıdan doğuya doğru sıcaklık azalır.

*Yıllık ortalama sıcaklık 20 ve 4 °C arasında değişir.

*En sıcak alanlar, Güneydoğu Anadolu'nun güneyi ve Akdeniz kıyılarıdır.

*En düşük sıcaklıklar, Kuzeydoğu Anadolu’da Erzurum ve Kars platolarında yaşanır

 

2.Ocak Ayında Ortalama Sıcaklık Dağılışı:

 

*Sıcaklık karasallık, yükselti ve enlemin etkisi altındadır.

*En yüksek sıcaklıklar Akdeniz kıyı kesiminde yaşanır.

*En düşük sıcaklıklar Erzurum-Kars bölümünde yaşanır.

*Kıyı ve iç kesimler arasında yüksek sıcaklık farkları oluşur.

*Ocak ayında, bölgeler arasındaki sıcaklık farkı, Temmuz ayına oranla daha fazladır.

 

3.Temmuz Ayında Sıcaklık Dağılışı:

*Sıcaklık, karasallık ve yükseltinin etkisindedir.

*Yurdumuzun tüm bölgelerinde sıcaklık değerleri yüksektir.

*Kıyılar ile iç kesimler arasındaki sıcaklık farkı azalır.

*En yüksek sıcak değerleri Güney Doğu Anadolu’da yaşanır.

*En düşük sıcaklı değerler, Erzurum-Kars platolarında ve Karadeniz kıyıları ile Marmara’nın kuzeyinde yaşanır.

*Temmuz ayında, bölgeler arasındaki sıcaklık farkı Ocak ayına oranla daha azdır.

 

Sıcaklık Farkları:

** Yıllık sıcaklık farkları genel olarak, batıdan doğuya ve kıyılardan iç kısımlara doğru azalır. Yıllık sıcaklık farklarının en az olduğu alan Doğu Karadeniz bölümünün kıyı kesimleridir.(15°C) En yüksek yıllık sıcaklık farkları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşanır. (31°C’yi bulmaktadır)

** Günlük sıcaklık farkları, kıyı kesimlerinde düşük, iç kesimlerde yüksektir. Doğu ve Güneydoğu

Anadolu bölgelerinde bu fark 30°C’yi bulmaktadır. Günlük sıcaklık farkları kış mevsiminde daha fazla olmaktadır.

 

B.Türkiye’de Basınç Ve Rüzgarlar:

 Türkiye'yi Etkileyen Basınç Merkezleri:

Türkiye coğrafi konumu nedeniyle tek bir hava kütlesinin etkisinde kalmaz. Yaz ve kış mevsimlerinde dört ana hava kütlesinin etkisinde kalır. 

Kış mevsiminde: Ülkemiz genel olarak karasallığın, İzlanda alçak basıncının ve özellikle Sibirya yüksek basıncının etkisindedir. Bu dönemde iç kısımlar yüksek basıncın etkisindedir. Karadeniz ve Akdeniz alçak basınç alanı durumundadır. Buna bağlı olarak kış mevsiminde iç bölgelerden kıyılara doğru hava akımları meydana gelir. Bu hava akımları özellikle Doğu Karadeniz kıyılarında etkili fön olayına neden olarak sıcaklıkların mevsim normallerinin çok üstüne çıkmasına neden olur. (Adyabatik ısınma)Bu durum Doğu Karadeniz kıyılarında yer yer mikroklima alanlarının oluşmasını sağlamıştır.(Turunçgil ve benzeri ürünler bu alanlarda yetişme imkânı bulur.) Kış şartlarının daha ağır veya hafif geçmesi, Sibirya yüksek basıncının kuvvetli ya da zayıf olmasına bağlıdır. Zayıf olduğu dönemlerde İzlanda alçak basınç alanından gezici hava kütleleri ülkemize sokularak kış mevsiminin daha yumuşak ve yağışlı geçmesini sağlar.

 

Yaz mevsiminde: Kutupsal (Polar)hava kütleleri kuzeye doğru çekilir. İç bölgeler alçak basınç kıyılar yüksek basınç alanı durumundadır. Genel olarak Azor yüksek basıncı ve Basra alçak basıncının etkisinde kalır. Sıcaklık, basınç ve rüzgâr dağılışı daha düzenlidir.

 a.Sibirya Termik Y.B: Türkiye’ye Kuzeydoğudan sokulur. Kışın etkili olmaktadır. Etkili olduğu dönemlerde kışlar çok soğuk ve kar yağışlı geçer.

b. Azor Dinamik Y.B: Türkiye’de bütün yıl etkilidir. Özellikle yazın etkili olmaktadır. Etkili olduğunda yaz mevsimi kurak geçer.

c. İzlanda Dinamik A.B: Ülkemize kuzeybatıdan girer. Türkiye’de kışın etkili olmaktadır. Etkili olduğu dönemlerde kışlar ılık ve yağışlı geçer.

d. Basra Termik A.B: Basra Körfezi çevresinde oluşur. Türkiye’de yazın etkili olmaktadır.

**Bunlar dışında, Doğu Afrika ve Batı Akdeniz’deki Yüksek basınç merkezleri ile Doğu Karadeniz ve Doğu Akdeniz Alçak basınç merkezlerinin etkisinde kalır.

 

Türkiye’de Rüzgârlar:

 

Ülkemiz genel olarak batı rüzgârları kuşağında yer almaktadır. Yer şekillerinin etkisiyle yerel rüzgârlar daha fazla etkili olmaktadır. Türkiye yaz ve kış mevsimlerinde çevresinde ve üzerinde etkili olan basınç merkezlerine bağlı olarak farklı rüzgârların etkisinde kalır. Kuzey, kuzeybatı ve kuzeydoğudan esen rüzgârlar enlemin etkisiyle, sıcaklığı düşürürken, güney, güneybatı ve güneydoğudan esen rüzgârlar hava sıcaklığını arttırır. 

Yurdumuzda etkili rüzgârlar, yıldız, poyraz, karayel ve lodos’tur. Bunların dışında, ilkbahar’da batı kıyılarımızda etezyen rüzgârları etkili olur. Yaz mevsiminde, Ege kıyılarında imbat rüzgârları ve Güneydoğu Anadolu’da sam rüzgârları etkili olmaktadır.

 

1.SICAK YEREL RÜZGÂRLAR:

Lodos: Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde etkilidir. Kıyılarda havayı ılıklaştırır, yağış meydana getirir. Kıyıda yağış bırakırsa, iç kesimlerde sıcak ve kuru karakter kazanır. Özellikle Marmara bölgesinde kışın, yüksek sıcaklık oluşturduktan sonra, ani sıcaklık düşmeleri meydana gelir. Bu nedenle insanlar ve bitkiler üzerinde olumsuzluklara neden olur.

Kıble: Özellikle, iç bölgelerimizde etkili olmaktadır. Akdeniz Bölgesi'nde nemli ve sıcak, iç kesimlerde ise, kuru ve sıcak bir rüzgâr olarak eser.

Keşişleme (Samyeli): Büyük Sahra’nın kuzeyindeki hava kütlelerinin kuzeye ilerlemesi ile meydana gelir. Ülkemizde, Suriye Çölü'nden Güneydoğu Anadolu'ya doğru eser. Sıcak, kumlu, tozlu ve kurudur. Bitkiler üzerinde kurutucu etki yapar ve erken olgunlaşmaya neden olur. 

Etezyen: Kuzeybatıdan eser. Azor yüksek basınç merkezi ile Basra alçak basınç merkezi arasındaki hava akımının oluşturduğu bir rüzgârdır. Yaz poyrazı adı da verilir. Özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz’de etkili olur. Ege ve Marmara’da serinletici etki yapar. Mayıs ortalarında esmeye başlar, Temmuz ve Ağustos aylarında en yüksek sıklığa ulaşarak Ekim ortalarında sona erer. Akdeniz'de kıyı dağlarını aşıp alçalarak fön olayını meydana getirerek yüksek sıcaklıklara neden olur.

 

2.Soğuk Yerel Rüzgârlar:

Yıldız: Kuzeyden eser. Karadeniz üzerinden geldiği için soğuk ve nemlidir. Karadeniz Dağları'nda yağış bırakır.

Poyraz: Doğu Avrupa'daki yüksek basınç merkezlerinin etkisi ile oluşur. Marmara, Karadeniz ve İç bölgelerimize kuzeydoğudan esen soğuk, kuru rüzgârdır. Özellikle İstanbul’da etkili olur. Denizde fırtınalara yol açar. Kışın sıcaklıkları azaltarak kar yağışına neden olur.

Karayel: Balkanlar'daki yüksek basınç ve Basra Körfezi'ndeki alçak basınç merkezinin etkisiyle oluşur. Kuzeybatıdan soğuk ve kuru olarak fırtınalar şeklinde eser. Kış mevsiminde Marmara Bölgesi ile Batı Karadeniz’de kar yağışına neden olur.

 

C.Türkiye’de Nemlilik Ve Yağış

1. Denize göre konum, yükselti, yer şekilleri ve hâkim rüzgâr yönü nedeniyle yağış dağılışında bölgegerimiz arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır.

2. Genel olarak yağış, kıyı bölgelerimizde fazla iç bölgelerimizde azdır.

3. Yurdumuzda özellikle Karadeniz ve Akdeniz’de denize bakan yamaçlar bol yağış alır.

4. Akdeniz Bölgesi, kar yağışı ve don olaylarının en az görüldüğü bölgemizdir.

5. Ülkemizde yağış dağılışı ve yer şekilleri arasında yakından ilişki bulunmaktadır.

6. Kuzey ve güney kıyılarımızda dağların kıyıya paralel uzanması yağışın kıyıda toplanmasına kıyı gerisinin az yağış almasına neden olur. Ege bölgesinde büyük oranda dağların denize dik uzanması nemli hava kütlelerinin iç kısımlara kadar girmesine neden olmuş böylece kıyıda yağış miktarı azalmıştır.

7. En az yağış alan bölgemiz İç Anadolu Bölgesi iken yüksek buharlaşma nedeniyle en kurak bölgemiz Güney Doğu Anadolu Bölgesidir.

8. En etkili yağışlar cephe yağışlarıdır.(Özellikle Marmara ve Akdeniz’de)

9. Karadeniz kıyı kesimleri haricinde yaz kuraklığı egemendir.

10. Kuraklığın en şiddetli olduğu alanlar, Tuz gölü çevresi, Güneydoğu Anadolu bölgesi ve Iğdır Ovası’dır.

11. Bağıl nemin en yüksek olduğu alanlar, kuzey kıyılarımızdır(%70–80)

12. Bağıl nemin en düşük olduğu alan Güneydoğu Anadolu bölgesidir.

13. Kıyı şeritlerinin tamamına yakınında iç kısımlarda ise ilkbahar ve sonbahar yağışlarının büyük bölümü yağmur şeklinde düşer.

14. Kış aylarında, iç bölgelerde ve kıyılardaki yüksek kesimlerde daha çok kar yağışları egemendir. Karın yerde kalma süresinin en fazla olduğu bölge Doğu Anadolu Bölgesidir.

15. Doğu Anadolu bölgesi yükseltinin etkisiyle İç Anadolu bölgesinden daha fazla yağış alır.

16. Türkiye'de fazla yağış alan yerler: Doğu ve Batı Karadeniz dağlarının batıya bakan yamaçları (Ülkemizde, en fazla yağış alan yer Rize çevresidir), Marmara bölgemizde Yıldız dağlarının Karadeniz’e bakan yamaçları, Ege bölgemizde Menteşe dağlık yöresi, Akdeniz bölgemizde Toros dağlarının özellikle güney ve güneybatıya bakan yamaçları, Nur dağlarının Akdeniz’e bakan yamaçları. Hakkâri Yöresi.

17. Türkiye'de az yağış alan yerler: Kıyı kesimlerinden yüksek dağlarla ayrılmış ve çukurda kalan iç bölgelerimiz az yağış alır. En az yağış alan yerler, Tuz gölü çevresi, Malatya havzası ve Iğdır Ovası’dır.

 

OLUŞUMLARINA GÖRE YAĞIŞ ÇEŞİTLERİ

 

1.Yamaç Yağışları (Orografik Yağışlar):

Yatay yönde hareket eden nemli hava kütleleri dağ yamaçlarına çarptığında yükselir ve soğur. Bunun sonucunda özellikle yamaçların orta (500 – 1000 m) bölümüne düşen yağışlara orografik (yamaç) yağış denir. Dünya'da en çok görüldüğü yerler, Muson rüzgârlarının etkisinde kalan Güneydoğu Asya’dır. Ayrıca Orta kuşak karalarının batı kıyılarında ve sıcak kuşak karalarının doğu kıyılarıdır. Türkiye'de özellikle, Toros Dağlarının güneybatıya, Kuzey Anadolu Dağları’nın kuzey ve kuzeybatıya bakan yamaçlarında oluşur. 
 

2.Konveksiyonel Yağışlar (Yükselim Yağışları):

Alttan ısınan hava kütleleri, genişler, hafifler ve yükselir. Yükselme sonucunda soğuma ve yoğunlaşma meydana gelir. Bu yağışlara konveksiyonel yağışlar denir.

Dünya'da en çok görüldüğü yer, Ekvatoral bölgedir.(Yıl boyunca). Ülkemizde, İç Anadolu Bölgesi'nde İlkbahar sonları ve yaz mevsiminde oluşurlar. Bu yağışlara kırkikindi yağışları adı verilir. 

3.Cephe Yağışları (Frontal Yağışları):

Sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşma alanlarında sıcak hava soğuk havanın üstüne doğru yükselir. Yükselme sonucunda soğuma ve yağış meydana gelir. Bu yağışlara cephe yağışları denir.

Dünya'da özellikle, Orta kuşakta oluşurlar. Türkiye’de, kış mevsiminde görülen yağışların büyük bölümü cephe yağışlarıdır.

 

D.Türkiye’de İklim Çeşitleri

 

1. AKDENİZ İKLİMİ:

 

-Asıl iklim özellikleri Akdeniz kıyılarında oluşmakla beraber, Ege ve Marmara bölgelerinde de etkili olmaktadır.

-Kışlar ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kuraktır.
-En yağışlı mevsim kıştır. En az yağış yazın düşer. Yazlar büyük oranda kurak geçer.

-Yaz mevsiminde, hava genelde açık, bulutsuzdur, yüksek buharlaşma oluşur.

-Kar ve don olayları çok nadir görülür.
-Yıllık ortalama 600–1000 mm arasında yağış alır.
-Yıllık sıcaklık ortalaması 18–20°C’dir.
-Yıllık sıcaklık farkı 15–18°C’dir.
-Ege Bölgesinde dağların dik uzanması, Akdeniz İkliminin daha iç kısımlara kadar girmesine imkan vermiştir.(150-200km.)
-Ege bölgesinin kuzey kıyıları ve Marmara denizi çevresinde etkili olmaktadır. Burada yazlar daha serin, kışlar ise daha soğuktur ve kar yağışları görülür.

–Güneydoğu Anadolu bölgesinin batı kısımlarında etkili olmaktadır. Bu alanlarda kışlar daha serin geçer.

-Akdeniz İkliminin doğal bitki örtüsü kızılcam ağaçlarının tahrip edilmesiyle meydana gelen makilerden oluşur.

 

2. KARADENİZ İKLİMİ:

-Karadeniz bölgesinin kıyı kesiminde etkilidir.

-En önemli özelliği her mevsimin yağışlı geçmesidir.
-Doğu Karadeniz ve Batı Karadeniz bölümlerinde en fazla yağış sonbaharda, en az yağış ilkbaharda düşmektedir.

-Yıllık yağış miktarı Doğu Karadeniz bölümünde 2000–2500 mm, Batı Karadeniz bölümünde 1000–1500 mm.dir.

-Orta Karadeniz bölümünde yıllık yağış miktarı azdır, en fazla yağış kışın, en az yağış yazın düşer. Yıllık yağış miktarı 700–1000 mm.dir.(Kıyı dağlarının yükseltisinin az olması ve hakim rüzgar yönüne dik olması temel etkendir.)
-Yıllık sıcaklık farkları azdır.( 13–15°)
-Doğal bitki örtüsü ormanlardan oluşur.1500 m.den sonra iğne yapraklı ormanlar, onların üst kısımlarında ise Alpin çayırlar yer almaktadır.

 

3.KARASAL İKLİM:

Ülkemizde deniz etkisine kapalı iç kısımlarda görülür. İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Ergene havzası ve İç Batı Anadolu Bölümünde görülür.

Yurdumuzda karasal iklimin iki tipi görülür:

 

a.Ilıman karasal (Step))iklimi:

-Doğu Anadolu bölgesinin özellikle çukur alanlarında, İç Anadolu bölgesinde, Güneydoğu Anadolu bölgesinde, Ergene havzasında, İç Batı Anadolu bölümünde ve diğer kıyı bölgelerinin iç kısımlarında görülür.

-En fazla yağış ilkbahar ve kış mevsiminde en az yağış yaz mevsiminde oluşur.

-Yazlar kurak geçer.

-Yıllık yağış 500mm civarındadır.

-Kışlar özellikle Doğu Anadolu’da soğuk, kar yağışlı ve uzundur. Yazlar sıcak geçer, yıllık ve günlük sıcaklık farkları fazladır.

-Güneydoğu Anadolu’da kışlar daha ılık, yazlar çok sıcaktır, buharlaşma yüksek düzeyde gerçekleşir.

 

b.Şiddetli karasal iklim:

 -Denize uzaklık ve yükselti şiddetli karasallığa neden olur.

-Yıllık sıcaklık farklarının en fazla olduğu alandır.                                                                                     

-Erzurum-Kars bölümünde yaşanır.

-En yağışlı dönem ilkbahar(Erzurum) sonu ve yaz (Kars) başıdır.

-En az yağış kışın düşer.

-Kışlar çok uzun, soğuk ve kar yağışlı geçer.

-Don olayları çok sık oluşur.

 

Kaynak:Tüm Sınavlara Hazırlıkta Haritalarla Türkiye Coğrafyası

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

f t g m

Sitemizde bulunan içerikler izin alınmadan başka bir ortamda TİCARİ amaçla kullanılamaz.

Hak sahipleri tarafından talep edilen dosyalar site yönetimine bildirildiğinde kaldırılacaktır.