Copyright 2017 - COĞRAFYA HAYATTIR

Türkiye'de Bitki Örtüsü

 

Bitki Örtüsünün Dağılışını Etkileyen Faktörler

1. İklim : En önemli faktördür. Kutup ikliminin egemen olduğu alanlar dışında bütün iklimlerin kendine has karakteristik bitki örtüsü vardır. Farklı bölgeler arasında benzer iklim şartlarının yaşanması bitki çeşitleri açısından benzerlik olduğunu gösterir. Sıcak ve nemli bölgelerde bitki örtüleri çeşit bakımından daha zengin  ve daha gür topluluklar şeklindedir. Yağış miktarı ve yağışın oluştuğu dönem bitki türleri ve bunların  dağılışı açısından büyük öneme sahiptir. Ülkemizde çeşitli iklim şartlarının yaşanması bitki çeşitliliğinin artmasını sağlamıştır. Bitki örtüsü iklimin bir nedeni değil iklimin bir sonucudur.

2. Toprak : Toprağın özellikleri kendisini oluşturan ana kaya, iklim ve diğer faktörlerin etkisiyle meydana gelir. Bu nedenle, toprağın kalınlığı, onu oluşturan ana kayanın özellikleri ve su tutma kapasitesi yer yer farklılık gösterir. Bitkiler yaşama olanağı buldukları ve kendi ihtiyaçlarına uygun toprak yapılarında varlıklarını sürdürebilirler. Ülkemizde toprak çeşitliliğinin fazla olması bitki çeşitliliğinin fazla olmasını sağlamıştır.

3. Arazinin Yapısı : Yükselti, bakı ve eğim büyük rol oynar.

Bakı: Herhangi bir noktanın Güneş’e, denize ve rüzgara göre konumunu ifade eder. Güneş ışınlarını direk alan yamaçlarda ısınma ve buna bağlı buharlaşma fazla olduğundan  topraktaki nem oranı düşer. Güneş ışınlarını direk almayan  yamaçlarda toprak nemliliği daha fazla olur. Dağların Güneş'e bakan yamaçlarında bitkilerin olgunlaşma süreleri daha kısadır. Ormanın ve ağacın yetişme sınırı daha yüksektir.

Yükselti : Yükselti arttıkça sıcaklık ve nem  azalır. Bu durum, bitki hayatını büyük oranda etkiler. Bitkiler belli bir yükseklikten sonra cılızlaşır ve doğal olarak ortadan kalkar. Bitki toplulukları; yükseklik arttıkça  sıcaklık ve nem miktarının azalmasına bağlı olarak, geniş yapraklı ormanlar, karışık ormanlar, iğne yapraklı ormanlar ve dağ çayırları biçiminde kuşaklar meydana getirir. Aynı miktarda yağış alan bir yamaçta, yükseklik arttıkça bitki örtüsünde değişme meydana gelmesi sıcaklığın azalmasından kaynaklanır. Sıcaklık şartları aynı olan iki noktada bitkisel farklılaşma görülüyorsa bu durum nem miktarının farklı olmasıyla ilgilidir.

Eğim: Eğim  toprak özelliklerini belirleyerek dolaylı yoldan bitkilerin yetişmesini etkiler. Eğim güneş ışınlarının herhangi bir noktaya düşme açısı üzerinde etkili olarak sıcaklık seviyesinde rol oynar.

4. İnsan (Biyotik) ve Hayvanlar : Tarih boyunca insanlar yaşam faaliyetleri nedeniyle çevrelerindeki bitki örtüsünü sürekli değiştirmişlerdir. İnsanların bitki örtüsü üzerindeki etkileri daha çok olumsuz olmuştur. İnsanlar, çeşitli açılardan bitki örtüsü üzerinde etkili olmuştur.
Olumsuz Etkiler: Savaşlar, arazi kullanımında yanlış yöntemlerin kullanılması, tarım alanı açma, yakacak ihtiyacı, orman yangınları, hayvan otlatma, ulaşım hatlarının yer tercihinde sadece maliyet hesaplarına bakılması, orman alanlarını imara açma ve sanayileşme. Yeraltı sularından aşırı ve yanlış yararlanma yöntemleri nedeniyle toprak yapısı bozulmakta mevcut doğal bitki örtüleri büyük zarar görmektedir.

Olumlu Etkiler : Bitki türlerinin yayılması, korunması ve geliştirilmesi.

Çeşitli hayvan türleri bitkilerin farklı yörelere taşınması sayesinde bitki yayılışına etkide bulunur. Bitkilerin tozlaşmasına katkıları vardır. (Meyve bahçelerinde arı bulundurulması)

5. Jeolojik Etkiler : Jeolojik dönemlerde yaşanan iklim değişiklikleri ve Türkiye’de etkisi sınırlı olsa da buzul çağları günümüz bitki örtüsünün oluşmasında ve dağılışında etkili olmuştur.

 

1. Ağaç Toplulukları :

Orman : Ağaçların oluşturduğu topluluklara orman denir.

Bol yağış alan ve toprak neminin yüksek olduğu, sıcaklık koşullarının uygun olduğu yetişme devresinin uzun olduğu ortamlarda oluşan bitki topluluklarıdır. Yağış azlığı ve şiddetli buharlaşma ağaç yetişmesine engel olur.

Geniş Yapraklı Ormanlar : Sıcaklık ortalamalarının yüksek olduğu alçak alanlarda bulunurlar. Kış mevsiminde yapraklarını döken ağaçlardan oluşurlar.

Başlıca türler : Kestane, meşe, söğüt, kayın, gürgen, çınar, kızılağaç, ıhlamur, akçaağaç, dişbudak ve kavak gibi türlerden oluşurlar.

İğne Yapraklı Ormanlar : Sıcaklıkların daha düşük olduğu yüksek alanlarda yaygındır. Nemli - soğuk iklim bölgelerinde oluşurlar. Yapraklarını dökmezler.

Başlıca türler : Sarıçam, ardıç, karaçam, servi, fıstık çamı, kızılçam, ladin, göknar ve sedir gibi türlerden oluşur.

Karışık - Karma (İğne Yapraklı - Geniş Yapraklı)

Ormanlar : Özellikle geçiş alanlarında bulunurlar. İğne ve geniş yapraklı ağaçların bir arada bulunduğu karışık ormanlardır.

 

2. Ot  Toplulukları: İklim, toprak  ve arazi koşullarının ağaç yetişmesine uygun olmadığı alanlarda oluşurlar. Çok derin kök sistemine sahip değildirler. Geniş gövdeye sahip olamazlar.  Bu nedenlerle ancak yağışlı dönemde gelişme imkanı bulur, kuraklığın egemen olmasıyla yok olurlar.

Alpin Çayırlar : Dağların yüksek  alanlarında, yaz aylarının serin ve nemli geçtiği alanlarda ortaya çıkan ot örtüsüdür. Orman üst sınırından sonra başlarlar. Alpin çayırların bulunduğu bölgelerde ağaç yetişmez. Bunun nedeni ısının düşük olmasıdır.  Ülkemizde 2100 metreden sonra görülmektedir. Bu alanlar ülkemizde büyükbaş hayvancılığın geliştiği sahalardır. Ege Bölgesi’nde dağ çayırlarına rastlanmamaktadır. Özellikle, Karadeniz, Akdeniz ve az olsa da İç Anadolu’da dağ çayırları yer almaktadır.

Başlıca Çayır Elemanları : Taşkıran, kar çiçeği, kardelen, mine gibi türlerdir.

Bozkır (Step) : Orta kuşakta, özellikle yağış miktarının düşük olduğu, karaların iç kısımlarında özellikle ilkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz kuraklığının başlamasıyla ortadan kalkan ot topluluğudur. Anadolu’da bozkır olarak adlandırılır. Ülkemizde doğal step sahaları Tuz Gölü çevresinde, Güneydoğu Anadolu’da yer almaktadır. Doğu Anadolu ve Trakya’da bulunan step sahaları insanların ormanları tahrip etmesiyle oluşan Antropojen step sahalarıdır.

Step toplulukları kurak, orman bakımından fakir  alanlarda erozyonun önlenmesinde ve toprağın humus ihtiyacının giderilmesinde büyük öneme sahiptirler.

Bu nedenle korunmaları doğal dengelerin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

Başlıca Step Elemanları : Kekik (otsu kekik), yavşan otu, gelincik, geven, koyun yumağı, çayır üçgülü, çakırdikeni sığırkuyruğu, peygamber çiçeği,

kılıç otu ve üzerlik.

Savan : Tropikal kuşakta, yazı  yağışlı geçen iklim alanlarında oluşan uzun boylu  ot topluluğudur. Kuraklığın daha şiddetli olduğu savan bölgelerinde

oluşan türlerine dikenli savan adı verilir. Türkiye’de görülmez.

Tundra (Ağaçsız Ova) : Kuzey Yarım Küre’de ılıman kuşağın kuzeyinden kutuplara doğru ormanlar ortadan kalkar. Kısa süren yaz ayı süresince oluşan sıcaklıklara bağlı olarak eriyen buzlar bataklıkların oluşmasına neden olur. Bu alanlarda düşük sıcaklığa uyum sağlamış cılız, seyrek, kurakçıl, otsu, yosunumsu bitkiler ve kısa boylu çalılar oluşur. Bu bitki  topluluğuna ''Tundra'' adı verilir. Başlıca türler, kutup söğüdü ve bodurhuçtur. Türkiye’de bulunmaz.

 

3. Çalı Toplulukları :

Maki : Akdeniz ikliminin doğal bitki örtüsüdür. Akdeniz’de 800 - 1000, Ege Bölgesi’nde 500 - 600 metreye, Güney Marmara’da 300 metreye kadar görülebilmektedirler. Kızılçam ağaçlarının tahrip edilmesiyle oluşmuş ikincil bir bitki özelliği taşır. Kuraklığa dayanıklı, yıl boyunca yeşil kalan, kısa boylu (en fazla 1 - 3 m.) ağaçlardan oluşur. Su kaybının azaltılması amacıyla yaprakları dar, cilâlı ve tüylüdür. Kızılçam ağaçlarının yükselti sınırı Akdeniz’den Marmara’ya doğru düşer. Bunun temel nedeni enleme bağlı olarak sıcaklığın azalmasıdır.

Başlıca Maki Türleri : Sandal, kocayemiş, defne, kermes meşesi, mersin, yabani zeytin (Delice), zakkum, menengiç, sakız, keçiboynuzu, akçakesme,

erguvan, tesbih ten oluşur.

Garik : Makinin tahrip edildiği, toprak örtüsünün zayıfladığı alanlarda varlığını koruyabilen cılız maki türlerine garig (frigana) denir.

Başlıca Garig Elemanları : Kekik (Dikensi kekik), lavanta çiçeği, yasemin, abdest bozan,  funda, süpürge çalısı, laden, diken çalısı.

Psödomaki (Yalancı Maki) : Akdeniz iklim alanlarına yakın ancak daha nemli, yaz kuraklığının azaldığı yerlerde yapraklarını dökmeyen maki elemanları arasına giren ve kışın yapraklarını döken türlerdir. Özellikle Akdeniz ve Karadeniz ikliminin geçiş sahalarında yer alan bu maki türüne psödomaki (Yalancı Maki) denir.

Başlıca Psödomaki Elemanları : Akçakesme, sandal, defne ve menengiç.

 

Kaynak: Tüm Sınavlara Hazırlıkta Haritalarla Türkiye Coğrafyası

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

f t g m

Sitemizde bulunan içerikler izin alınmadan başka bir ortamda TİCARİ amaçla kullanılamaz.

Hak sahipleri tarafından talep edilen dosyalar site yönetimine bildirildiğinde kaldırılacaktır.