Copyright 2017 - COĞRAFYA HAYATTIR

İklim Elemanları Ve Özellikleri

1. Sıcaklık,

2. Basınç

3. Rüzgârlar

4. Nemlilik ve Yağış.

 

1.SICAKLIK

Sıcaklık en önemli iklim elemanıdır. Coğrafi koşulların oluşumunu ve canlıların yaşamını büyük oranda etkiler. Dünya’nın ana enerji kaynağı Güneş’tir. Diğer bütün iklim elemanları sıcaklığın kontrolü altındadır.

Isı: Bir cismin, kütlesi içinde sahip olduğu toplam enerji miktarına ısı denir. Isının birimi kaloridir. Doğrudan ölçülemez,  sıcaklık yardımıyla, kalorimetre ile ölçülebilir.

Sıcaklık: Cisimlerin yapılarında bulunan moleküller hareketlidir, sürekli titreşim halindedirler. Bir cismin ısısının artması durumunda, cismin kütlesini oluşturan moleküllerin titreşimi artar. Bunun sonucunda mevcut ısı çevreye etki eder. Oluşan bu etkiye sıcaklık denir. Sıcaklık termometreyle ölçülür, birimi derecedir.

Güneş sabitesi: Güneş’ten, atmosferin dış sınırına 1 cm2 ’lik yüzeye, 1 dakikada, 2 kalorilik enerji gelir. Buna güneş sabitesi(solar konstant) denir. Güneş’ten atmosfere gelen enerjinin tamamı yeryüzüne ulaşamaz. Gelen enerjinin %43’ü yeryüzüne ulaşabilir. Bunun %8’i tekrar yerden uzaya yansır. Dolayısıyla yerin kullanabildiği enerji oranı %39’a iner.

 Güneş’ten gelen enerjinin:

1. % 25’i atmosferden uzaya yansır.

2. % 25’i atmosferde dağılmaya uğrar (difüzyon).Difüzyon sayesinde atmosfer mavi görünümünü alır, gölge yerler aydınlanır.

3. % 15’i atmosferde emilir (absorbsiyon).

4. % 8’i yerden tekrar uzaya yansır.

5. % 27’si doğrudan yere ulaşır.

Güneş’ten gelen enerjinin atmosferin üst yüzeyinden, bulutlara çarparak veya yerden yansıyarak, doğrudan uzaya geri dönmesine albedo denir. 

Atmosfer büyük oranda yerden yansıyan enerjiyle ısınır. Bu nedenle sıcaklık Troposfer içerisinde yerden yükseklere çıkıldıkça azalır.

 

SICAKLIK ETMENLERİ

1. Güneş Işınlarının Geliş Açısı:

Yeryüzünde sıcaklığın dağılışını etkileyen temel etkendir. Güneş ışınlarını dik alan noktalarda yansıma az, aydınlanma yüzeyi dar, sıcaklık yüksek olur, eğik açıyla alan noktalarda yansıma daha fazla, aydınlanma yüzeyi geniş, sıcaklık düşük olur. Güneş ışınlarının yere düşme açısı, Dünya’nın şekline, mevsimlere, günün saatine ve bakı’ya bağlı olarak değişir.

  

a. Dünya’nın Şekli (Enlem Etkisi): Yer’in küresel şekli, yeryüzünün her noktasının aynı miktarda enerji almasına engel olmaktadır. Ekvator’dan kutuplara doğru, güneş ışınlarının yere düşme açısı daralır. Ekvator ve çevresi güneş ışınlarını dik ve dike yakın açılarla alırken, kutuplar daha yatık açılarla alır. Böylece sıcaklık, ekvatordan kutuplara doğru azalır. Buna enlem etkisi denir. 

Enlemin etkisine bağlı olarak:

1.Ekvatordan kutuplara doğru bitki kuşakları oluşur.

2.Denizlerin tuzluluk oranı ekvatordan kutuplara doğru azalır.(Sıcaklığın azalması, buharlaşma miktarının azalması)

3. Kalıcı kar sınırı, tarımın ve ormanının üst sınırı ekvatordan kutuplara doğru düşer.

4. Ekvator yönünden gelen rüzgârlar sıcaklığı arttırır, kutup yönünden gelen esen rüzgârlar sıcaklığı düşürür.

5. Sıcak okyanus akıntıları ekvator yönünden, soğuk okyanus akıntıları kutuplar gönünden kaynağını alır.

b. Eksen Eğikliği ve Yıllık Hareket (Mevsimler): Eksen eğikliği nedeniyle Dünya’nın, Güneş etrafındaki yıllık hareketi sırasında, güneş ışınlarının yere düşme açısı da sürekli olarak değişir. Eksen eğikliği nedeniyle iki yarım kürede, aynı anda farklı mevsimler yaşanır, gece gündüz sürelerinde mevsime göre uzama ve kısalma meydana gelir. Bu durum güneşlenme süresini ve alınan enerjiyi etkiler. Güneş ışınları sadece dönenceler arasında kalan alanlara dik olarak düşer.  

c. Yer’in Günlük Hareketi (Günün saati): Gün içerisinde güneş ışınlarının düşme açısı sürekli olarak değişir. Bu nedenle sabah, öğle ve akşam farklı sıcaklık değerleri oluşur. Gün içerisinde en yüksek enerji ışınların en dik geldiği öğlen alınmasına rağmen, en yüksek sıcaklık öğleden sonra yaşanır. Bunun temel nedeni havanın yerden ısınmasıdır. Güneş battıktan sonra sıcaklık hızla düşmeye devam eder. Gece boyunca güneş doğana kadar, yeryüzünde enerji kaybı devam eder. Gün içerisinde en düşük olduğu an, güneşin doğmadan önceki andır.  

d. Bakı ve Eğim: Güneş ışınlarının yere düşme açıları, yamaç eğimleri ve yamacın konumuna göre değişir. Yamaçların Güneş’e göre konumuna bakı denir. Bunun etkisinde kalan yamaçlara bakı yamaçları denir. Güneşe dönük olmayan, gölgede kalan yamaçlara dulda yamaç denir. Bunun sıcaklık üzerinde büyük ölçüde etkisi vardır.

Bakı yamaçların temel özellikleri:

 

1. Dağların Güneş’e dönük yamaçları, güneş ışınlarını daha büyük açıyla alır. Işınların yere düşme açısı ve aydınlanma süresinin daha uzun olması, güneş’e dönük yamaçlardaki ısınmanın daha fazla olmasına neden olur.

2. Güneşe dönük yamaçlarda, bitkilerde olgunlaşma daha çabuk oluşur. Buharlaşma fazla olur, bu nedenle tarım ürünlerinin su ihtiyacı daha fazla olur, toprakta su açığı artar.

3. Kar örtüsü daha erken erir.

4. Ormanın, tarımın üst sınırı ve kalıcı kar sınırı daha yüksektir.

5.Yerleşmeler daha sıktır.

6. Yıl boyunca dönenceler dışında, Kuzey Yarım Kürede dağlarının güneye bakan, Güney Yarım Kürede ise dağların kuzeye bakan yamaçlarında, bakının etkisiyle sıcaklık daha fazladır.

 

Ekinoks tarihlerinde bakı şartları

7.Dönenceler arasında bakının etkisi mevsimlere göre değişir.

8.Güneş ışınlarının dik düştüğü yerlerde ve kutup noktalarında bakı şartlan oluşmaz.

9.Ekinoks tarihlerinde, Güneş ışınlan Ekvator'a dik açı­larla düştüğünde Ekvator'da bakı şartlan oluşmaz.

2. Güneş Işınlarının Atmosferde Aldığı Yol:

Güneş ışınlarının atmosferde aldığı yol arttıkça, atmosferde tutulma, yansıma ve dağılma artar. Bu durumda yere ulaşan enerji miktarı azalır. Ekvator ve çevresinde, ışınların atmosferde izlediği yol kısa olduğu için yere ulaşan enerji miktarı fazladır. Oluşan sıcaklık değerleri yüksektir. Kutuplara doğru güneş ışınlarının geliş açısı daralır, bu durum daha fazla yol kat etmesine neden olur yere ulaşan enerji miktarı azalır. Bu durum ekvatordan kutuplara doğru, sıcaklığın azalmasına neden olur. 

3. Güneşlenme Süresi:

Güneş’in gökyüzünde kaldığı süre arttıkça, atmosferde ısı birikimi artar, sıcaklık değerleri yükselir.  Yaz aylarında gündüz sürelerinin uzun olması sıcaklığın yüksek olmasında önemli bir etkendir. Kuzey Yarım Küre’de Güneş’ten gelen enerjinin en yüksek olduğu tarih, 21 Haziran’dır. Haziran’dan sonra,  sıcaklık birikimi devam eder. Bu birikim nedeniyle yılın en sıcak ayı, karasal iklim bölgelerinde Temmuz; nemli iklim bölgelerinde Ağustos ayı olarak gerçekleşir. 

4.Yükselti:

Troposfer katmanı içerisinde yerden yükseldikçe, her 100 metrede sıcaklık 0,5°C azalır. Bunun temel nedenleri, atmosferin yerden ısınması, su buharı ve diğer gazların altta yoğunlaşmasıdır. Yükselti sıcaklığın Ekvator’dan kutuplara doğru düzenli bir şekilde azalmasını engeller. Bu nedenle aynı enlem üzerinde bulunan yerlerde, yükseltinin fazla olduğu alanlarda sıcaklık daha düşüktür. 

5. Kara ve Denizlerin Dağılışı:

Aynı miktarda enerji alan kara ve denizler farklı sürelerde ısınıp soğurlar. Denizlerde sıcaklık 200m, karalarda ise 1 m derinliğe kadar etkili olur. Denizler güneş ışınlarının bir kısmını yansıtırken, karalar daha fazlasını daha çabuk emerler. Denizler geç ısınıp, sahip olduğu sıcaklığı da geç kaybederken; karalar çabuk ısınıp çabuk soğurlar. Nem sıcaklığı dengeler, aşırı ısınma ve soğumayı önler. Günlük ve yıllık sıcaklık farkının azalmasını sağlar. Bu nedenlerle, karasal iklimlerde yaz ile kış ve gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı fazladır. Denizel iklimlerde aşırı ısınma ve soğuma yaşanmaz. Gece ile gündüz ve yaz ile kış arasında sıcaklık farkı azdır. Kuzey Yarım Küre’de karaların fazla olması, yıllık ortalama sıcaklıkların, Güney Yarım Küre’ye oranla 2°C daha fazla olmasına neden olmaktadır. 

6.Okyanus Akıntıları:

Okyanus ve denizlerde sürekli rüzgârların etkisiyle oluşan, hareket halindeki su kütlelerine okyanus akıntıları denir. Okyanus akıntıları, sıcaklığın Ekvator’dan kutuplara doğru düzenli bir biçimde azalmasını engeller. Özelliklerine bağlı olarak ulaştıkları alanda sıcaklığın azalmasına ya da artmasına neden olabilmektedirler. Ekvator yönünden kaynağını alarak gelen akıntılar sıcaklığı yükseltir. Kutup yönünden kaynağını alarak gelen akıntılar sıcaklığı düşürür.

Sıcak su akıntıları, ekvator ve çevresinden kaynağını alırlar, geçtikleri kıyılarda havanın ısınmasına, buharlaşmanın artmasına, nemliliğin artmasına, sıcaklık farklarının azalmasına, yağışların artmasına, bitki örtüsünün zenginleşmesine neden olmaktadırlar. En büyü sıcak su akıntısı Gulf Stream’dır, özellikle Batı Avrupa kıyılarında etkili olur. Norveç’in batı kıyıları bunun etkilerinin en fazla oranda ortaya çıktığı yerdir.( Gulf Stream, Brezilya, Kuroşivo, Alaska) Soğuk su akıntıları, kutuplar ve çevresinden kaynağını alırlar, geçtikleri kıyılarda havanın soğumasına, buharlaşmanın azalmasına, nemliliğin azalmasına, sıcaklık farklarının artmasına, yağışların azalmasına, bitki örtüsünün cılızlaşmasında etkili olurlar. En büyük soğuk su akıntısı, Labrador’dur. (Labrador, Kanarya, Oyaşivo, Benguela, Kaliforniya)

8. Rüzgârların Etkisi:

Rüzgârların oluşum merkezi ve esme yönü okyanus akıntılarına benzer sonuçlar meydana getirir. Bu nedenle sıcaklık üzerinde etkilidir. Kuzey Yarım Küre’de  kuzeyden esenler, Güney Yarım Küre’de  güneyden esenler sıcaklığı düşürür. Kuzey Yarım Küre’de güneyden esen rüzgârlar; Güney Yarım Küre’de ise kuzeyden esen rüzgârlar sıcaklığı arttırır.  Gündüz karadan denize ve yazın karadan denize esen rüzgârlar sıcaklığı arttırır. Gece karadan denize ve kışın karadan denize esen rüzgârlar, sıcaklığı düşürür. 

9. Bitki Örtüsünün Etkisi:

Gündüzleri yerin fazla ısınmasını ve topraktaki suyun buharlaşmasını engeller. Böylece, toprağın nemli kalmasını sağlar. Geceleri yoğun bitki örtüsü bulunan yerlerde sıcaklık kaybı az olur çevresine göre daha sıcak olur. Bitki örtüsü terleme yoluyla havadaki nem miktarının artmasına neden olarak, ormanlık alanlarda gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının daha az olmasına neden olur.

 

SICAKLIK TERSELMESİ

Normal durumlarda yerden yükseldikçe sıcaklık azalır. Ancak bazı durumlarda sıcaklık azalmaz, artar. Soğuyan hava ağırlaşarak, yeryüzündeki çukur alanlara iner. Daha hafif ve daha sıcak olan hava soğuk katmanın üzerine çıkar. Bu durumda yerden belli bir yüksekliğe kadar yükseldikçe sıcaklık artar. Özellikle kış aylarında, yerin kar örtüsüyle kaplı olduğu dönemlerde yere dokunan hava katları çok soğur. Yüksek alanlarda soğuma daha az gerçekleşir. Buna sıcaklık terselmesi denir. Karalar üzerinde, kurak, bulutsuz, durgun kış gecelerinde, vadi ve çanaklar çevresinde, cepheler boyunca cephe terselmesi biçiminde ve Termik Yüksek basınç alanlarında yoğun olarak yaşanır. Sıcaklık terselmeleri, şehirlerde hava kirliliğinin artmasına neden olarak, insan sağlığını tehdit eder. Tarım alanlarında, şiddetli don olayının yaşanmasına neden olur.

 

ADYABATİK ISINMA VE SOĞUMA

Durgun havanın ısınıp soğuması, farklı etkilere bağlı olarak oluşur. Yükselen hava, basıncın azalmasının etkisiyle soğur. Buna Adyabatik soğuma denir. Alçalan havada gazın hacmi daralır, molekül hareket hızı artar ve ısınır. Buna Adyabatik Isınma denir.

 

TERMİK EKVATOR

Her meridyenin en sıcak noktalarının birleştirilmesiyle elde edilir. Bu çizginin, Dünya’nın en sıcak yerlerini meydana getirdiği var sayılmaktadır. Termik ekvator büyük oranda ekvatorun kuzeyinden geçer. Bunun temel nedeni, Kuzey Yarım Küre’de  kara oranının fazla oluşu buna bağlı olarak yıllık sıcaklık ortalamalarının daha yüksek olmasıdır. Güney Yarım Küre’de  bulunan izoterm eğrileri daha düz uzanırken, Kuzey Yarım Küre’de  eğrilerde sapma daha fazla olur. Bu durum, Kuzey Yarım Küre’de  karaların, Güney Yarım Küre’de  denizlerin oran olarak daha fazla alan kaplamasından kaynaklanmaktadır.

 

SICAKLIĞIN COĞRAFİ DAĞILIŞI

Enlem, yeryüzünde sıcaklığın yatay dağılışını etkiler. Bu etkiye bağlı olarak etkisiyle sıcaklık ekvatordan kutuplara doğru azalır. Kara ve denizler, sıcaklığın ekvatordan kutuplara doğru düzenli olarak azalmasını engeller. Bu sıcaklığın paralellere uygun bir dağılış göstermesini engeller. Yükselti, sıcaklığın dikey yönde dağılışını etkiler.

 

İzoterm Haritaları:

Sıcaklığın yeryüzünde dağılışı İzoterm haritaları ile gösterilir. Sıcaklık yeryüzünde dikey ve yatay yönde değişiklik gösterir. İzoterm (eş sıcaklık) eğrisi: Aynı sıcaklık değerlerine sahip noktaların birleştirilmesiyle elde edilen eğrilere İzoterm (eş sıcaklık) eğrisi denir.

İzoterm haritaları ikiye ayrılır:

1. Gerçek İzoterm Haritaları: Ölçülen gerçek sıcaklık değerlerine göre çizilir.

2. İndirgenmiş İzoterm Haritaları: Tüm ölçüm istasyonlarının yükseltisi deniz seviyesinde kabul edilerek oluşturulur. Böylece her yerin 0 m’de olduğu var sayılarak hazırlanırlar. Böylece yükseltinin etkisi ortadan kaldırılırken, enlem farkı daha belirgin olarak ön plana çıkar.

 İndirgenmiş Sıcaklığın Hesaplanması: Yerden yükseldikçe her 200 m.de sıcaklık 1°C azalır. İndirgenmiş sıcaklıkta, söz konusu noktanın gerçek sıcaklığına, yükseltisinden dolayı kaybettiği sıcaklık miktarı eklenir. Yükselti arttıkça gerçek sıcaklıkla indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark artar. Gerçek ve indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın azalması mevcut alanda yükseltinin az ve düz bir yer olduğunu gösterir.

        h x 0,5

 T =  ——   + t                     

         100

t   = Gerçek sıcaklık    

h  = Yükselti

T =  İndirgenmiş sıcaklık

Örnek:  Yüksekliği 2000 metre olan bir A merkezinde sıcaklık -20°C olarak ölçülmüş­tür.

                  A merkezi deniz seviyesinde olsaydı, sıcaklığı kaç santigrat derece olacaktı?

              t = -20°C              h= 2000       T= ?

                   2000x0,5

              T =  ——   + ( -20°C)                   

                       100

                      1000

              T =  ——   + ( -20°C)                     

                       100

                

              T = 10 + ( -20°C) 

              T = -10 °C  (A merkezinin indirgenmiş sıcaklığı-Yükseltinin oluşturduğu sıcaklık kaybı gerçek sıcaklığa ilave edilmiştir.)               

A. Dünya’da Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı: 

                                                                           

1. Ekvatordan kutuplara doğru sıcaklık azalmaktadır.

2. En yüksek sıcaklık değerleri, Kuzey Yarım Küre’de  dönenceler çevresindeki çöllerde ve karaların iç kısımlarında oluşur.

3. Kuzey Yarım Küre’de  kıtaların batı kıyıları (Orta Kuşak) doğu kıyılarına göre daha sıcaktır.

4. Güney Yarım Küre’de  kıtaların doğu kıyıları batı kıyılarına göre daha sıcaktır.

5. En soğuk yerler Kuzey Yarım Küre’de  Sibirya, Kanada ve Grönland çevresi ile Güney Yarım Küre’de  Antartika’dır.

6. Kuzey Yarımküre’nin yıllık sıcaklık ortalamaları Güney Yarım Küre’de n daha fazladır. Bunun temel sebebi Kuzey Yarım Küre’de  karaların, Güney Yarımküre’ye göre daha fazla olmasıdır. Buna bağlı olarak termik ekvator daha çok Kuzey Yarım Küre’de n geçmektedir.  

                                                                                             

 B. Dünya Ocak Ayı Ortalama Sıcaklık Dağılışı:

 

1.Ocak ayında, Kuzey Yarım Küre’de kış, Güney Yarım Küre’de yaz yaşandığından, en sıcak yerler Güney Yarım Küre’de yer alır.

2. En sıcak yerler, Güney Yarım Küre’de Oğlak Dönencesi üzerinde bulunur. Bu alanlar sıcak çöl alanlarıdır.(Kalahari, Atakama, Büyük kum çölleri)

3. Kuzey Yarım Küre’de ortalama sıcaklık 30°C’den azdır.

4. Sibirya, Grönland Adası ve Kanada’nın kuzeyi Dünya’nın en soğuk yerleridir.

5. Güney Yarım Küre’de deniz ve okyanuslar daha geniş alan kapladığı için izoterm eğrileri Kuzey Yarım Küre’ye göre daha düzgün uzanır.30° enleminden sonra paralellere uygunluk gösterir.

6.Kuzey Yarım Küre’de  0°C izoterm eğrisi Batı Avrupa kıyılarında, Golf-stream sıcak su akıntısının etkisiyle daha kuzeye doğru kıvrılır.

C. Dünya Temmuz Ayı Ortalama Sıcaklık Dağılışı:

1. Bu ayda, Kuzey Yarım Küre’de  yaz, Güney Yarım Küre’de kış mevsimi yaşanır.

2. Dünya’nın en sıcak yerleri Kuzey Yarım Küre’de  Yengeç Dönencesi çevresinde yer alır.(Büyük Sahra Çölü, İran, Irak, Arabistan Yarımadası, Taklamakan Çölü, Meksika ve Kuzey Amerika’nın iç kısımlarıdır.

3. Kuzey Yarım Küre’de  izoterm eğrileri karalar üzerinde kuzeye, denizlerde güneye kıvrılır.(Karaların denizlerden daha sıcak olması)

4. Dünya’nın en soğuk yerlerini, Güney Yarım Küre’de Antarktika çevresi oluşturmaktadır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

f t g m

Sitemizde bulunan içerikler izin alınmadan başka bir ortamda TİCARİ amaçla kullanılamaz.

Hak sahipleri tarafından talep edilen dosyalar site yönetimine bildirildiğinde kaldırılacaktır.