Copyright 2017 - COĞRAFYA HAYATTIR

 Basınç ve Rüzgarlar

Atmosfer Basıncı: Atmosferi oluşturan gazların sahip oldukları ağırlığa bağlı olarak yeryüzüne uyguladıkları yüke hava ya da atmosfer basıncı denir. Basınç barometre ile ölçülür. Basınç birimi milibardır.

1- Normal Atmosfer Basıncı: 45° enleminde, deniz seviyesinde, 15°C sıcaklıkta, 1 cm2’ik alan üzerine hava kütlesinin uyguladığı ağırlığa normal hava basıncı denir. Bu değer, 760 mm ya da 1013 milibar’dır.  
2- Yüksek Basınç (Antisiklon):Basınç değeri 1013 mb’dan daha yüksek olan basınçtır. Bu alanlarda alçalıcı hava hareketi görülür.

3- Alçak Basınç (Siklon):1013 mb’dan daha alçak olan basınca alçak basınç denir. Alçak basıncın görüldüğü yerlerde daima yükselici hava hareketleri vardır.  
 

İzobar Haritaları: Basınç dağılışını gösteren haritalara İzobar haritaları denir. İzobar haritaları, eş basınç eğrileri(izobar)ile çizilir.  
İzobar (Eş basınç) Eğrileri: Basınç değeri aynı olan noktaların birleştirilmesiyle elde edilen eğrilere izobar (eş basınç) eğrisi denir.

İzobar eğrilerinin sık geçtiği yerlerde basınç farkı fazla,

Eğrilerin seyrek geçtiği yerlerde basınç farkı daha azdır.

BASINCI DEĞİŞİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER


*Hava basıncı, yatay ve dikey yönde değişiklik gösterir.

1.Sıcaklık: Havanın ısınması ya da soğuması ile meydana gelir. Isınan hava genişler, hafifler ve yükselir. Yükselen havanın yere uyguladığı basınç azalır. Böylece alçak basınç oluşur. Sıcaklık arttıkça basınç azalır, bu nedenle sıcaklık ile basınç ters orantılıdır. Ekvator ve çevresinde, sıcaklık değerleri her zaman yüksektir. Bu nedenle Ekvatoral bölge sürekli alçak basınç alanıdır. 

Hava soğuduğunda yoğunlaşır, hacmi daralır, sıkışır, ağırlaşır ve yer çekiminin etkisiyle alçalmaya başlar. Alçalan havanın yere yaptığı ağırlık artar, böylece yüksek basınç oluşur. Kutuplar ve çevresinde sıcaklık her zaman düşük olduğundan sürekli yüksek basınç alanıdır.

**Havanın ısınması ya da soğuması ile bu sabit basınç merkezlerinde oluşan basınçlara Termik Kökenli Basınçlar adı verilir. 

2.Yükselti (Atmosfer Kalınlığı): Yerden yükseldikçe atmosferin kalınlığı azalır, ağır gazların oranı ve gazların yoğunluğu azalır. Yoğunluğun azalması nedeniyle, yükseklik arttıkça basınç azalır. Bu nedenle yükseklik ve basınç arasında ters orantı vardır.   

3.Yerçekimi (Enlem): Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe, yerçekimi artmaktadır. Buna bağlı olarak atmosferin yere uyguladığı ağırlık artar. Yerçekimi ile basınç arasında doğru orantı vardır. Bu nedenle Ekvator’dan kutuplara doğru basınç artar.                                                                      

4.Dinamik Etkenler: Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki hareketi sonucunda meydana gelir. Dünya’nın eksen hareketi sırasında, sürekli rüzgârlar Kuzey Yarım Küre’de  sağa, Güney Yarım Küre’de sola doğru saparlar. Ekvator’dan yükselen hava kütleleri kutuplara doğru hareket eder, bu hareket sırasında Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki hareketinin etkisiyle, 30° enleminde yeryüzüne alçalarak burada yüksek basınç alanı meydana getirir. 30° yüksek basınç alanından gelen hava ile Kutup yüksek basınç alanından gelen hava 60°enleminde karşılaşarak birbirini yukarı doğru iter, bunun sonucunda dinamik alçak basınç alanı meydana gelir. Böylece 30 enleminde Dinamik Yüksek Basınç,60 enleminde sabit Dinamik Alçak Basınç alanları oluşur. Bunlara Dinamik Kökenli Basınçlar denir.

SÜREKLİ BASINÇ MERKEZLERİ

Sabit basınç merkezleri, termik ve dinamik olarak ikiye ayrılır. Termik basınçlar, Dünya’nın şekli ve bundan kaynaklanan ısınma farklılığından, dinamik basınçlar ise Dünya’nın günlük hareketinden kaynaklanır.

1- Termik Basınç:  Havanın ısınması ya da soğuması ile oluşan basınçlara termik basınç denir.

Termik Alçak Basınç: Isınan hava genişler, hafifler ve yükselir. Yükselen havanın yere uyguladığı basınç azalır. Böylece alçak basınç oluşur. Sıcaklık arttıkça basınç azalır, bu nedenle sıcaklık ile basınç ters orantılıdır. Ekvator ve çevresinde, sıcaklık değerleri her zaman yüksektir. Bu nedenle Ekvatoral bölge sürekli termik alçak basınç alanıdır.   

Termik Yüksek Basınç: Hava soğuduğunda yoğunlaşır, hacmi daralır, sıkışır, ağırlaşır ve yer çekiminin etkisiyle alçalmaya başlar. Alçalan havanın yere yaptığı ağırlık artar, böylece yüksek basınç oluşur. Kutuplar ve çevresinde sıcaklık her zaman düşük olduğundan, sürekli termik yüksek basınç alanıdır.

2- Dinamik Basınç: Dünyanın günlük hareketine bağlı olarak oluşurlar.

a. Dinamik Alçak Basınç: 30° yüksek basınç alanından gelen Batı Rüzgarları ile Kutup yüksek basınç alanından gelen Kutup Rüzgarları 60°enleminde karşılaşarak birbirini yukarı doğru iter, bunun sonucunda dinamik alçak basınç alanı meydana gelir.

b. Dinamik Yüksek Basınç: Ekvator’dan yükselen hava kütleleri kutuplara doğru hareket eder, bu hareket sırasında Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki hareketinin etkisiyle, 30° enleminde yeryüzüne alçalarak burada dinamik yüksek basınç alanı meydana getirir.

 

BASINÇ MERKEZLERİNİN ÖZELLİKLERİ

 

ALÇAK BASINÇ MERKEZİ:

 

Kuzey Yarım Küre Alçak Basınç Alanı

Güney Yarım Küre Alçak Basınç Alanı

 

1.Yükselici hava hareketleri görülür.

2.Yeryüzünde hava hareketi çevreden merkeze doğrudur.

3.Yükselici hava hareketleri sonucunda hava soğur, yo­ğunlaşır, genelde kapalı ve yağışlı olur.                         

4.Genelde yağışlı ve çoğunlukla kapalı hava şartları egemendir.

5.Nem oranı fazla, günlük sıcaklık farkı azdır.

6.Ekvatoral bölge sürekli termik alçak basınç alanıdır.

7.60° Kuzey ve Güney enlemleri sürekli dinamik alçak basınç alanıdır.

YÜKSEK BASINÇ MERKEZİ:

Kuzey Yarım Küre Yüksek Basınç Alanı

Güney Yarım Küre Yüksek Basınç Alanı

 

1. Alçalıcı hava hareketleri görülür.

2. Yeryüzünde hava hareketi merkezden çevreye doğrudur.

3. Alçalan hava ısındığından, yağış oluşma ihtimali azdır, kuraklık artar, nem açığı ortaya çıkar, gökyüzü açık ve güneşli, hava durgundur.

4. Kutuplar sürekli termik yüksek basınç alanıdır.

5. 30° Kuzey ve Güney enlemleri sürekli dinamik yüksek basınç alanıdır. ((Buna bağlı olarak,30° enlemlerinde sıcak çöller oluşmuştur)

 

RÜZGÂRLAR

Yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına doğru gerçekleşen yatay yönlü hava hareketlerine rüzgâr denir. Bunu oluşturan temel güç basınç farklarıdır. İki nokta arasındaki basınç farkı ortadan kalktığında rüzgârda sona erer.

 

RÜZGÂRIN OLUŞUMUNU VE HAREKETİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

1.Rüzgârın Yönü: Rüzgâr yüksek basınç alanından, alçak basınç alanına doğru eser. Bu hareket sırasında, Dünya’nın kendi çevresindeki hareketi nedeniyle oluşan corriolis (merkezkaç) kuvveti, rüzgârların yönlerinde sapmalar oluşmasına neden olur. Bir noktada rüzgarın en fazla estiği yöne hakim rüzgar yönü denir. 

Rüzgârın Yönünü Etkileyen Faktörler

a. Basınç Merkezlerinin Bulunduğu Yer: Basınç merkezlerinin birbirlerine göre bulunduğu yer rüzgarın yönünü belirler.

b. Yer Şekilleri: Hava kütleleri yer şekillerinin uzanış yönüne uygun olarak hareket ederler. Bir merkezin hakim rüzgar yönü yer şekillerinin uzanışına bağlı olarak değişir.

c. Dünya’nın Eksen Hareketi: Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki hareketi sonucunda rüzgarların yönlerinde sapma meydana gelir. Bu sapma, Kuzey Yarım Küre’de  sağa, Güney Yarım Küre’de sola doğru meydana gelir. Bu nedenle rüzgâr hareketi sırasında en kısa yolu takip edemez. Rüzgârlar geldikleri alana ilişkin özellikleri taşıdıklarından, geldikleri yerin, iklim, hava durumu, tarımsal ürünler vb. özellikleri üzerinde etkili olurlar. Bu nedenle rüzgârın yönü önemli sonuçlar doğurur.

 

2. Rüzgarın Hızı:

Rüzgârın Hızını Etkileyen Faktörler:

1- Basınç Farkı: İki basınç merkezi arasındaki basınç farkı arttıkça rüzgârın hızı artar, basınç farkı azaldıkça rüzgârın hızı azalır. İzobar eğrilerinin sık olması basınç farkının fazla olduğunu gösterir, bu durum rüzgârın izobar eğrilerinin sık olduğu yerlerde daha hızlı esmesi anlamına gelir.

2- Basınç Merkezleri Arasındaki Uzaklık: Basınç merkezleri arasındaki uzaklık arttıkça rüzgârın hızı azalır, uzaklık azaldıkça hız artar.

4- Yer Şekilleri: Engebeli alanlar ve ormanlar rüzgâr hızını azaltır. Sürtünmenin az olduğu az engebeli ve bitki örtüsünün zayıf olduğu alanlarda rüzgâr daha hızlı eserken, engebeli ve bitki örtüsünün yoğun olduğu yerlerde, hızı azalır.

 

RÜZGÂRIN ESİŞ SIKLIĞI (FREKANSI) RÜZGÂR FREKANS GÜLÜ

Rüzgârın esiş sıklığına rüzgâr frekansı denir. Rüzgâr frekansını estiği yönlerle gösteren şekillere, rüzgâr frekans gülü adı verilir.

 

Rüzgar Frekans Gülü

Yukarıda görülen rüzgar frekans gülü bu merkezde hakim rüzgar yönünün kuzey olduğunu göstermektedir. Daha uzun olan kol rüzgârın daha çok estiği yönü göstermektedir. Bu durumda söz konusu merkezin kuzey-güney yönünde rüzgâr esişini engelleyen herhangi bir engele sahip olmadığını, bu yerin iki dağ arasında, bir vadi veya bir boğaz kıyısında olabileceğini gösterir.

 

RÜZGÂR SİSTEMLERİ

A. SÜREKLİ RÜZGÂRLAR: 

Alçak ve yüksek basınç kuşakları arasında, yıl boyunca esen rüzgârlardır.

 

1) Alize Rüzgârları: 30° enlemlerindeki dinamik yüksek basınç alanlarından, Ekvatoral termik alçak basınç alanına doğru eserler. Kuzey Yarım Küre’de kuzeydoğudan, Güney Yarım Küre’de güneydoğudan esen rüzgârlardır.30° enlemleri ile ekvator arasındaki kıtaların doğu kıyılarına yağış bırakırlar. Yelkenli gemiler bu rüzgârlardan faydalandıkları için bunlara Ticaret Rüzgârları denir. En düzenli esen sürekli rüzgârdır.

2) Batı Rüzgârları: 30° enlemlerindeki dinamik yüksek basınç alanlarından, 60° enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doğru eserler. Kuzey Yarım Küre’de  güneybatıdan, Güney Yarım Küre’de kuzeybatıdan eserler. Orta enlemlerde kıtaların batı kıyılarının bol yağış almasını sağlar. Okyanusal iklimi meydana getiren temel sebeptir.

3) Kutup Rüzgârları: Kutuplardaki termik yüksek basınç merkezlerinden, 60° enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doğru esen rüzgârlardır. Kuzey Yarım Küre’de kuzeydoğudan, Güney Yarım Küre’de güneydoğudan eserler. Soğuk ve kuru rüzgârlardır. 

Sürekli Rüzgârların Ortak Özellikleri:

Sürekli basınç merkezleri arasındaki basınç farkı nedeniyle oluşurlar

Hep aynı yönden eserler

Dünya’nın günlük hareketine bağlı olarak yönlerinde sapmalar meydana gelir.

Okyanus akıntılarının oluşmasını sağlarlar.

B. MEVSİMLİK DEVİRLİ RÜZGÂRLAR (MUSON RÜZGÂRLARI):

Büyük kara parçaları ve okyanusların mevsimlere bağlı olarak farklı ısınma özelliklerinden kaynaklanan rüzgârlardır. Mevsimlik ısınma farkı, Muson rüzgârlarını meydana getirir. En etkili oldukları sahalar, güney doğu Asya Adaları, Hindistan, Japonya, Gine Körfezi ve Kuzey Avustralya’dır.

Muson Rüzgârları, yaz ve kış musonları olmak üzere ikiye ayrılırlar. 

1. Kış Musonu: Karalar çabuk ısınır ve çabuk soğur, denizler geç ısınır geç soğurlar. Kış mevsiminde yüksek basınç merkezi konumundaki Asya’dan, Hint Okyanusuna doğru esen soğuk ve kuru rüzgârlardır. Karadan geldiklerinden yağış getirmezler. Deniz üzerinden geçtikten sonra, aldıkları nemi kıyıda bulunan adalara bol miktarda yağış bırakırlar. Kış musonları 6 ay süresince etkili olur.

2. Yaz Musonu: Yaz mevsiminde Hint Okyanusu’ndan Asya’ya doğru esen ve yüksek miktarda yağış bırakan rüzgârlardır. Yaz mevsiminde karalar denizlere göre daha erken ve hızlı ısınır. Alçak basınç merkezi oluşur. Denizler daha geç ısındığından serindir, bu alanlarda yüksek basınç oluşur. Bunun sonucunda deniz ve okyanuslarda oluşan yüksek basınç alanından, karalar üzerindeki alçak basınç alanına esen Yaz Musonları meydana gelir. Getirdikleri bol nemi özellikle dağların okyanusa bakan yamaçlarına (yamaç yağışları) bırakırlar. Bu nedenle Dünya’nın en fazla yağış alan yerlerini meydana getirirler. Yaz aylarında yaşanan yoğun yağışlar, bu alanlarda büyük miktarda can kaybına neden olmaktadır.

C.GÜNLÜK DEVİRLİ RÜZGÂRLAR:

Yakın bölgeler arasında zaman zaman oluşan küçük basınç farklarının meydana getirdiği, etki alanı dar ve kısa süreli rüzgârlardır.  

1. Meltemler: Gün içinde, gece ve gündüz arasında oluşan sıcaklık farklarından doğan küçük basınç farklarının meydana getirdiği rüzgârlardır. Etki alanları dar, kısa süreli ve yağış getirmeyen rüzgârlardır. Basınç farkının daha fazla olduğu sabaha doğru ve öğleden sonraki zamanlar en hızlı estikleri zamandır. Meltemleri meydana getiren temel güç, Dünya’nın günlük hareketidir.

a. Vadi ve Dağ Meltemi:

Vadi meltemi: Dağ yamaçları vadilere göre daha çabuk ısınır, bunun sonucunda, gündüz yüksek basınç alanı durumundaki vadilerden, alçak basınç alanı olan dağlara doğru esen rüzgârlara vadi meltemi denir.  

Dağ Meltemi: Geceleri dağ yamaçlarında yüksek miktarda sıcaklık kaybı yaşanır yüksek basınç alanı durumuna gelir, vadiler alçak basınç alanı durumundadır. Dağ yamaçlarından vadilere doğru esen bu rüzgârlara dağ meltemi denir. Sıcaklığı düşürür.

b. Kara ve Deniz Meltemi:

Kara Meltemi: Gece karalar denizlere göre daha soğukturlar. Böylece kara üzerinde yüksek, denizler alçak basınç alanı durumundadır. Geceleri karadan denize doğru esen rüzgâra kara meltemi denir. 

Deniz Meltemi: Denizler karalara göre daha geç ısınır ve daha geç soğur. Gündüzleri geç ısınan deniz, yüksek basınç alanı durumunda, karalar erken ısındığından alçak basınç durumundadır. Yüksek basınç alanı durumundaki denizlerden, alçak basınç alanı durumundaki karaya doğru esen rüzgârlara Deniz Meltemi denir

İMBAT: İzmir’de öğleden sonraları denizden karaya esen ve kıyıda serinletici etki yapan deniz meltemlerine imbat denir. 

D. YEREL RÜZGÂRLAR:

Birbirine yakın bölgeler arasında zaman zaman oluşan, küçük basınç farkından meydana gelen, etki alanı dar, esiş süresi kısa olan rüzgârlardır. Bu rüzgarlar özellikle hakim rüzgarların zayıfladığı dönemlerde etkili olurlar. Yüzey şekilleri özellikle yerel rüzgârların hızı ve şiddeti üzerinde büyük rol oynar. Yerel rüzgârlar iki gruba ayrılır: a)Sıcak Yerel Rüzgârlar b)Soğuk Yerel Rüzgârlar

1. Sıcak Yerel Rüzgarlar: Estikleri yerlerde sıcaklığı arttıran rüzgarlardır.

Sirocco: Afrika’da, Büyük Sahra’nın kuzeyinden, Cezayir, Fas ve Sicilya kıyılarına doğru eserler. Çöl kaynaklı rüzgârlar olduklarından için toz yüklü sıcak ve kuru ve rüzgârlardır. Akdeniz üzerinden aldıkları nemi, Yunanistan ve İtalya’nın güney yamaçlarına yağış olarak bırakırlar.

Fön Rüzgârları: Hava kütleleri, önlerine çıkan dağ yamaçları boyunca yükselir. Sıcaklık azalır. Uygun şartlar oluşursa içindeki nem yoğunlaşır ve yağış olarak düşer. Aynı hava kütlesi diğer yamaçtan kuru hava kütlesi olarak alçalırken ısınır.(Adyabatik ısınma).Bu ısınma sürtünmenin de etkisiyle, 100 m.de, 1°C olarak gerçekleşir. Böylece ulaştığı yerde sıcaklığın artmasını sağlar. Burada oluşan sıcak rüzgâra fön rüzgârı denir. Özellikle Alp dağlarının kuzey kesimlerinde etkili olur. Türkiye’de özellikle Doğu Karadeniz’de, Rize çevresinde ve Akdeniz’de belirgin olarak görülürler.

Fön rüzgârlarının etkileri:

a. Bitkilerde kurutucu etki yaparlar.

b. Orman yangınlarının oluşumunda etkili olurlar

c. Kış aylarında kar erimelerine sebep olarak, sel ve çığlara neden olurlar

d.Bitkilerin erken olgunlaşmasına neden olurlar

Hamsin: Sirocco gibi çöl kaynaklı yüksek basınç alanlarından Doğu Akdeniz’e doğru esen rüzgârlardır. Büyük miktarda toz içerir. Özellikle ilkbahar’da 50 gün eserler bu nedenle bunlara 50 gün rüzgârları da denir. Zaman zaman ülkemizde de etkili olabilmektedirler.

Samyeli: İran, Irak ve özellikle Suriye çöllerinden kaynaklanan, yurdumuzda Güneydoğu Anadolu’da etkili olan kuru ve sıcak rüzgârlardır. Bu rüzgârlar, kavurucu sıcaklara neden olur, özellikle tarım ürünleri üzerinde olumsuz etkiler bırakırlar.

Lodos: Akdeniz üzerinden kaynaklanarak, güneybatıdan Ege, Marmara ve Akdeniz kıyılarında etkili olan rüzgârlardır. Yağış oluşumuna sebep olarak ılıtıcı etki yaparlar.

2. Soğuk Yerel Rüzgârlar: Kuzey Yarım Küre’de  kuzeyden esen rüzgârlar, Güney Yarım Küre’de de ise güneyden esen rüzgârlar soğutucu etki bırakırlar.

Mistral: Kış ve ilkbahar aylarında, Fransa’nın Massif Central dağlarından, Akdeniz’e doğru esen rüzgârlardır. Dondurucu etki yaparlar.

Bora: Hırvatistan’dan, Dalmaçya kıyılarına doğru esen rüzgârlardır. Soğuk ve kuru karakter taşıyan rüzgârlardır.

Krivetz: Romanya’da aşağı Tuna ovasında, esen kuru ve soğuk rüzgârlardır.

Karayel ve Yıldız: Karadeniz ve Marmara’da yıkıcı etkiler bırakan, kar ve yağmurlu fırtınalar meydana getiren rüzgârlardır.

C. TROPİKAL RÜZGÂRLAR (SİKLONLAR)

Tropikal bölgelerde, ani ve büyük basınç farklarının neden olduğu şiddetli rüzgârlardır. Etkili oldukları alanlarda, büyük can ve mal kaybına, tarım alanlarında büyük zararlara neden olurlar.

Bu şiddetli ve yıkıcı rüzgârlara oluştukları alana göre, Tayfun, Hurrican ve Tornado gibi isimler verilmektedir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

f t g m

Sitemizde bulunan içerikler izin alınmadan başka bir ortamda TİCARİ amaçla kullanılamaz.

Hak sahipleri tarafından talep edilen dosyalar site yönetimine bildirildiğinde kaldırılacaktır.